Kışın ayazında büküldü belim
Soğuktan titriyor tutmuyor elim
Lal oldu konuşmaz şu garip dilim
Ecelin en buzdan gölüne düştük.
Yıkıldı duvarlar, kapandı yollar
Boşlukta sallandı o yetim kollar.
Hüzne boyun eğdi bütün bu kullar
Zamanın en kırık dalına düştük.
Gözlerin yaşında bir büyük elem,
Yazmaya yetmiyor kağıtla kalem.
Duydu feryadımızı bütün alem,
Sabrın en amansız seline düştük
On bir il inledi, sarsıldı dağlar
Ana, bacılar kanlı yaşla ağlar.
Harabeye döndü bahçeler, bağlar
Gurbetin en tozlu yoluna düştük
Yürekte yaralar her gün azıyor,
Mezarcı toprağı sessiz kazıyor.
Tarih bu acıyı kara yazıyor
Ölümün en dilsiz hâline düştük.
Maraş çok dertli Adana çok yorgun
Urfa, Diyarbakır, Malatyam durgun.
Şehirler sustu bak, yedi bir vurgun
Kaderin en keskin diline düştük.
Karanlık çöktükçe sesler kesildi
Umutlar bir ince ipe asıldı.
Yüreğe bin türlü mühür basıldı
Gecenin en sağır eline düştük
Ocaklar söndü de ışıklar sızar
Kağıt ağlar bugün dertli el yazar
Kazıldı her yanda binlerce mezar
Acının en dipsiz miline düştük.
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 14:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!