Yüreğim eskisi gibi bakmıyor sana,
kırgınım…
Öyle üç beş suskunluk değil bu;
içimde adı konmamış bir yıkım.
Sen hâlâ aynı yerdesin belki,
ama ben bıraktığın yerde değilim.
Yüreğim eskisi gibi bakmıyor sana,
kırgınım…
Çünkü gözlerim gördü
kalbinin görmediğini.
Ben seni kaybetmedim yalnız,
sana inanırken kendimi eksilttim.
Kırgınım…
Sana verdiğim değerden değil,
o değeri hak ettiğini sanmaktan.
Bir insan sevdiğini böyle mi incitir?
Yoksa ben mi
sevilmek sandım susmayı?
Yüreğim eskisi gibi bakmıyor sana,
kırgınım…
Bir zamanlar içimi ısıtan sesin,
şimdi geçmişin soğuk tarafı.
Adını duyunca içim yanmıyor artık;
sadece içimde bir kapı kapanıyor.
Kırgınım…
Çünkü sen giderken
ardında bir boşluk bırakmadın;
kendime sığdıramadığım
bir sürü soru bıraktın.
Ve bilirsin,
bazı kırgınlıklar özürle geçmez.
Çünkü özür,
kırılan kalbin sesini duymaz
çatladığı yerden.
Yüreğim eskisi gibi bakmıyor sana,
kırgınım…
Sana hâlâ bir şeyler hissediyor olmam
seni affettiğim anlamına gelmez.
Bazı sevgiler ölmez;
sadece insanın içinde
bir daha dokunulmayacak yere gömülür.
Kırgınım…
Hem de en çok
sana hâlâ kızabildiğim için.
Demek ki içimde
bitmemiş bir yerin var.
Ama merak etme;
her yara kanamaz sonsuza kadar.
Bir gün adın geçecek,
ben susacağım.
Ne özlem olacak içimde,
ne öfke…
Sadece
“Bir zamanlar sevmiştim,”
diyeceğim.
Yüreğim eskisi gibi bakmıyor sana…
Kırgınım.
Ve bazı vedalar
gidene değil,
içimizde hâlâ kalana yazılır.
Kayıt Tarihi : 19.08.2026 02:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!