Kimsesizim
Hükmü verilmiş bir davanın tek şahidiyim;
Hem suçluyum, hem kürsüde hakim, hem dar ağacında ip...
Aklımın dikişleri patlamış, hayallerim dışarı sızıyor.
Sizin nizam dediğiniz o dar elbiseye sığamıyorum,
Düğmelerim koptu kopacak.
Bir uçurum kenarında oturmuş, aşağıdakilere el sallıyorum;
Onlar düşüyorum sanıyor, ben ise göğün tadına bakıyorum.
Ben, aynaların bile yansıtmaya korktuğu o kırık cam parçasıyım.
Sizin renkleriniz benim siyahıma kefil olamaz.
Güneşin doğuşu bir başlangıç değil benim için,
Sadece karanlığın veda busesidir.
Yürüdüğüm yolların sonu yok, çünkü yolları ben çiziyorum;
Bir fırça darbesiyle dağıtıp, bir hıçkırıkla yeniden kuruyorum.
Sabit duramam...
Ben durgun suların altındaki o bitmeyen depremim.
Kursağımda kalmış sevinçleri, bayat ekmek gibi kuşlara atarım.
Gözlerimde bir kentin yangını var,
Söndürmeye kalkanın elleri yanar.
Kelimeleri dilsiz bıraktım, susuşlarım en gürültülü şarkımdır benim.
Kimsenin uğramadığı o yıkık dökük limanda,
Kendi gemilerimi kendi ellerimle batırırım.
Ben, takvimi yırtılmış bir asrın kaçak yolcusuyum.
Cebimde taşlar biriktiririm; kimi günahlarıma, kimi camlarınıza...
Sizin dünyanız döne dursun, ben ekseninden çıkmış bir yıldız gibi
Kendi boşluğumda savrulmayı seçtim.
Bir çocuğun rüyasındaki o korkunç ama masum devim ben.
Sevdiğim her şeyi toz pembe değil, kan kırmızı severim;
Ya tam yanarım, ya da küllerimi bile size bırakmam.
Coğrafyam yok benim, haritalar sadece kağıt israfı.
Hangi toprağa bassam ora gurbet, hangi yüreğe girsem ora hapis...
Sınırları çizenlerin cetvellerini kırdım.
Ben; bir çığlığın yankısı, bir isyanın ilk cümlesiyim.
Yaralarımı süs niyetine taşırım ruhumda;
Onlar benim madalyalarım, sizin sığ mutluluklarınıza değişmem.
Beni anlamaya çalışmayın, ziyan olursunuz.
Çünkü ben, her anladığınızda biraz daha değişen o tuhaf bulmacayım.
Yarın benden bir şey istemesin, ben bugünü bile çoktan harcadım.
Kendi içimde bir ihtilal çıkardım;
Yalnızlığımı tacım yaptım, hüzünlerimi ise ordum...
Göz kapaklarımın ardında sakladığım bir orman var;
Her ağacında faili meçhul bir sevda asılı.
Ben o ormanın hem kurduyum, hem avcısı, hem de yanan dalıyım.
Sizin sahte nezaketleriniz, benim hırçınlığıma dar gelir.
Bir dervişin hırkası gibi yamalıdır ruhum,
Her yaması başka bir hayal kırıklığının izini taşır.
Eskiciye verilmiş hatıraların arasında,
Hiç giyilmemiş bayramlıklar gibi masumiyetimi saklarım.
Ben, uykusunda uyanık kalanların fısıltısıyım.
Yastığımın altında mermiler değil, ağır sitemler biriktiririm.
Çayımı yalnızlıkla demler, süzgecinden sadece hüzün geçiririm.
Sizin "normal" dediğiniz o düz çizgi, benim için bir uçurumdur.
Ben zikzaklar çizmeyi, köşelere çarpmayı,
Karanlıkta el yordamıyla ruhumu aramayı sevdim.
Kendi içimde bir mahkeme kurdum;
Tebligatı kendime yaptım, müebbeti hayallerime verdim.
Ben, yasaklı kitapların arasındaki kurumuş o ilkbahar çiçeğiyim.
Kokum artık toprak değil, biraz mürekkep biraz da is kokar.
İnsanlar binalar dikerken, ben gönül enkazlarından saraylar yaparım.
Gülüşlerim bir maske değil, bir siperdir aslında;
Arkasında kimsenin görmediği bir çocuk,
Hâlâ babasının dönüşünü bekler o tozlu yollarda.
Ben o yolun hem tozu, hem de bekleyişin o ağır kokusuyum.
Yüreğim, telleri kopmuş bir keman gibi inler bazen.
Sesi çıkmaz sanırsınız ama o sessizlikte bir kıyamet kopar.
Göğsümdeki o kafesi her gece biraz daha daraltırım ki;
İçindeki kuş özgürlüğü değil, direnmeyi öğrensin.
Ben, bir bardak suda fırtına koparanların değil,
Okyanusun ortasında bir damla gibi susanların tarafındayım.
Varlığım bir soru işareti, yokluğum ise büyük bir boşluktur.
Kimin hikayesinde kahraman, kiminkinde figüran olduğuma bakmam;
Ben kendi masalımın en karanlık sayfasında,
Kendi ismimi ellerimle silerim.
Üstüme yağan kurşunlar beni öldürmez, ben zaten topraktan vazgeçmişim.
Gidiyorum işte; ayak izlerimi rüzgârla silerek,
Kendi sesimi kendi içime gömerek...
Ne dünden bir özür beklerim, ne de yarından bir teselli;
Ben kendi kıyametini omuzlarında taşıyan o son deliyim...
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 01:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!