Kimsesiz Hüzün...
Yüreğimin kuytusunda yeşeren o sessiz çiçek,
Adı konulmamış, rüzgârda savrulan kimsesiz hüzün.
Seni sevmek; karanlıkta bir yıldıza el sürmek,
Ve her sabah, yokluğunla uyanmak kadar hüzün...
Bir şehre sığmıyor artık içimdeki bu yangın,
Sokaklar senin kokunu taşımıyor, diller suskun.
Sana duyduğum sevda, hem vuslatım hem sürgünüm,
Bakışlarına muhtaç kalbim, bir çocuk gibi yorgun.
Gözlerin, mülteci ruhumun sığınacağı tek liman,
Oysa şimdi aramızda aşılmaz, karlı dağlar var.
Hasretin, içimde durmadan kanayan o eski zaman,
Gel de dinsin bu fırtına, son bulsun bu hasret.
Sevginin en saf haliyle ilmek ilmek ördüm seni,
Her mısramda bir damla yaş, her hecemde adın saklı.
Bu kimsesiz hüzün, bir gün bulur mu dersin sahibini?
Yoksa bu sevda hep mi kalacak böyle yarım?
"İBRAHİM_KAVAL"14.05.24.
İbrahim KavalKayıt Tarihi : 14.2.2026 21:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!