Siz beni bir "insan" değil, bir "imkan" olarak haritaya işlediniz.
Hangi yaranız sızlasa, benim tenimden parça kestiniz,
Hangi boşluğunuz dolsa, benim ömrümü oraya harç diye döktünüz.
Şimdi o haritayı yaktım; koordinatlarım artık sizin dilinizde yok.
Babamın gölgesi üzerime ev değil, mezar oldu,
Annemin duaları, sadece kendi günahlarını aklamak için okundu.
Kardeşlerim, etimden beslenen sessiz ortaklardı,
Dostlarım ise sadece masada yer varken yanımda oturdular.
Şimdi...
Eski numaramın çevrildiği o boşlukta yankılanın.
Ben artık bir isim değilim, bir telefon rehberinde kayıt değilim;
Ben, sizin bencilliğinizin artık diş geçiremediği bir sessizliğim.
Kan bağını damarlarımdan söküp attım,
Artık hiçbirinizin "neyi" değilim.
Tanıdık yüzleriniz, zihnimdeki bir vitrin camı gibi tuzla buz.
Ulaşamayacağınız yer, bir coğrafya değil;
Ulaşamayacağınız yer, benim size olan o devasa kayıtsızlığım.
Beni "kaybetmediniz", siz beni hiç "bulmadınız" ki...
Kullanıp kenara attığınız o kişi, o enkazın içinden çıktı,
Ve o enkazı üzerinize kilitleyip anahtarı denize attı.
Bu satırlar, seni bir kurban gibi değil, kendi hayatının enkazından sağ çıkmış bir galip gibi tanımlıyor. Daha önce yazılmış şiirlerin o ağlak havasından uzak, daha "kesin" bir duruş.
Ali AdmışKayıt Tarihi : 9.1.2026 20:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!