Çekmeye değmez dertlerin kahrını ,
Kurbansan kimse kâr bilmiyor dostum..
Şerbet sanıp içsen dehrin zehrini,
Yüze bakınca ar bulmuyor dostum..
Yüreğin köz olmuş, bağrın da yanık,
Ey Cân..!
Önüme dizseler dünya hazinelerinden,
Milyondan, milyardan düzine düzine.
Bilmem, tanımam ve kabul etmem,
"Canım" sözünden daha büyük hazine.
Bir Can ki; bu Can'a "Canım" derse,
Can çekilir, Öz'de kalmaz derman.
Uzaktan da olsa gülümserse,
Güneş açar, yüz olur tercüman.
Bir Can ki; bu Can'a "Canım" derse,
Bir gün gözlerimi kapadığımda
Varsa sabaha açmaya umudum
Bırakın hasret kalsın beklemeye,
Benim soğuk, cansiz, tahta tabutum..
Gözlerinde hüzün olsa da
yüzünde tebessüm var hep.
Çay gibi sıcak gülersin.
Bilirim sen cenneti özlersin..
Yüreğinde duygulu bir çocuk var.
Biraz un, biraz su, az maya ve şeker,
Gerek yok fazla kocaman fantaziye..
Şekli muhabbet olsun sade bu yeter,
Bir de Çay ile boğulursa ilgiye,
Şifa olurlar Çay ile Kurabiye..
Bir hasret saklı
İnce kaşığında..
Çay dolu bardağı
Tutup karıştırdıkça..
Bir servet saklı
Ha şimdi ha sonra öleceğim derken,
Yaşarım bu hayatta garip ve yetim..
Yol genç kalır yolcu ihtiyarlar erken.
Semanın altında cennete hasretim.
Ey rüzgârlar benden selam söyleyin,
Gözlerinde hüzün gizli Can'ıma..
Rahmet ile esin ve gülümseyin,
Cennet kalpli melek yüzlü Can'ıma..
Zindan ki; penceresiz odama bir eş,
Duvarları yalar küf tutmuş umudum..
Gökyüzü bulanıksa da manzara beleş,
Nutkum durdu, devrededir sukûtum,
Girse bile çıkmaz buradan tabutum..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!