Bir bayram daha kapıda, gölgesi düştü sokağa,
Ama bizim kapı sürgülü, bizim evde ses kesik.
Eskiden neşe dolardı, şimdi hüzün ocağa;
Başköşeniz boş kalmış, soframız boynu bükük.
Anne duası yok artık, babamın eli uzak,
Bayram meğer kimsesizken, kurulan en ağır tuzak.
Siz hayattayken bekledim, bir "özledim" demenizi,
Gözüm yollarda kaldı, kulaklarım hep seste.
Şimdi ben mi özlüyorum o hiç gelmeyeninizi?
Bu ne yaman çelişki, bu ne yarım bir beste.
Varlığınızda gurbettim, yokluğunuzda yetim,
Sessizliğiniz olmuş meğer benim en büyük diyetim.
Öyle bir boşluk ki bu, neyle dolar bilinmez,
Kendi kendimin annesi, babası oldum artık.
Gözümdeki bu yaşlar, mendil tutsan da silinmez,
Yüreğimde bir yara, her bayram biraz yırtık.
Kendi omzuma yaslanıp, kendi elimi öptüm,
İçimdeki o çocuğu, bu bayram sessizce gömdüm.
Özlemeyi bilmeyen ebeveynin hatırası ağır,
Şimdi ölüm dondurdu, ne sitem var ne cevap.
Dünya sanki kör olmuş, gökyüzü dilsiz ve sağır,
Anne-babasız kalmakmış en bitmeyen azap.
Siz beni özlemediniz, ben sizi arar oldum,
Kendi ıssızlığımda, kendime siper oldum.
Bayramlar artık sadece takvimde birer sayı,
Ne el öpen çocuk var, ne harçlık veren o el.
Bölüştük aramızda bu bitmek bilmez acıyı,
Giden geri gelmiyor, ne kadar dersen de "gel".
Yine de güle güle ey özlemeyi bilmeyen geçmişim,
Ben sizin boşluğunuzda, yalnızlığı seçmişim.
Kayıt Tarihi : 18.3.2026 20:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!