Adaletsizliğe,haksızlıklara, Hukuksuz uygulamalara hayır.
Milli iradenin gaspına hayır,
Şiddet ,baskı dayatmalara hayır.
Korku bütün insanların az veya çok yaşadığı evrensel bir duygudur.
Korku,fiziksel,psikolojik,
gerçek veya hayali tehditlerden kaynaklanır.
Korku bizi hayati tehlike ve felaketlere karşı, temkinli ve tedbirli olmaya yönlendirdiği için bazen yararlı olsa da aşırı korku ve kaygılar başarıyı, huzuru ve mutluluğu engeller,özgüvenimizi ,yaşama sevincimizi azaltır, modumuzu düşürür.
Korku imparatorlukları, çoğu zaman sınırları haritalarda değil, zihinlerde çizilen görünmez yapılardır.
Bir bayrakla değil, bir bakışla; bir yasa metniyle değil, bir suskunluk refleksiyle kurulur. Ve en tehlikelisi şudur:
İnsan, bazen kendi korkusunun mimarı olduğunu fark etmeden o imparatorluğun yurttaşı olur.
Korku Kaygı İklimi
Gökyüzü kurşuni bugün,
bulutlar değil asılı duran,
insanların içidir ağırlaşan.
Bir rüzgâr eser sokak aralarında.
Korku ve kaygı temelli bir düzen, insan bilincinin “hayatta kalma modu”na sıkışmış hâlidir.
Bu modda birey; tehdit algısıyla hareket eder, rekabeti doğal kabul eder ve gücü güvenliğin tek yolu sanır.
Silahlanma yarışına,
Milyarlarca dolar harcayanlar,
Nükleer silahlara sahip olanlar,
Akıllı füzeleri yapanlar,
Savaşlarda kullananlar,
Ne yapmaya çalışıyorlar?
Korkulara paydos
Artık korkuya yok rıza,
Boyun eğmeye, susmaya,
“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" demeye,
Paydos artık korkulara
Hırs gelecek korkusundan,
Güvensizlikten beslenir.
Herkese yetecek bolluk,
Mevcut iken Dünyamızda.
Neden korkuyoruz hala,
Neyleyim ben söz verip,
tutmayan insanları,
Neyleyim kötü günde,
arayıp,sormayanı.
Aşk,aşk diye sevgiyle,. Çarpmayan yürekleri.
Işıl ışıl parlamayan,
Gözleri ben neyleyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!