Bilmek belli konularda ,bilim sanat zanaat dallarında bilgi beceri sahibi olmak olarak tanımlanabilir.
Bilmek fiziksel beynimizin,zekamızla algılama kapasitemizle,
aklımızla gerçekleşen bir olgudur.
Bilmek bir öğretim faaliyetidir,
İnsan ektiğini biçer.
Bu bir öğüt değil, bir yasadır.
Hayatın değişmez dengesi,
Vicdanın tartısıdır.
BİLİNCİN UYANIŞI
(Kıyam – Başkaldırı – Şafak)
I. Bilincin Kıyamı
Dünya yıllardır emperyalist sömürgecilerin
Bilincin Şafağı
Her karanlık çağ
kendi sabahını içinde taşır.
Gecenin en koyu anı
şafağa en yakın zamandır.
Muhtacım ,sevgilim sana,
Tut ellerimi bırakma.
Dayanamam yokluğuna,
Gel beni ,sensiz bırakma.
Bırak zalim gurbet yakamı
Bırak artık zalim gurbet yakamı,
Özledim ben,ana ,baba, atamı,
Özledim, eş dost,hısımı akrabamı,
Özledim güzel yurdumu vatanı.
Bir bölene sesleniş
Ey bir bölen,
Ey,truva atı,
Ey kifayetsiz siyasi muhteris,
Ey koltuk,makam hırsı aklının önüne geçmiş butlan başkan,
Söyle ey bir bölen senin,
Nedir maksadın hedefin.
Şöyle hangi mahfilerin,
Karanlık dehlizindesin.
Bir bölenin hezeyanları
Bir bölen meydanı boş bulmuş yine,
Atıhor tutuyor yoldaşlarına.
Mangalda kül bırakmıyor baksana,
Arınmaktan bahseder pervasızca.
Bir bölendir lakabı
O bir truva atı.
O bir narsist, egoist,
Sanki kibir anıtı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!