Kelebek
Kokunla uyanır derviş sabrı koza,
Sessizce soyunur ruhum karanlığa.
Bir dokunuşunla çatladı kabuk,
Ne zaman uç desem, içimde bir boşluk.
Sen bir yaz akşamının en hüzünlü rengi,
Ben o rengi ömrüne mühürleyen deli.
Kanatlarımda teninin ıssız tuzu,
Göğsümde saklıyorum bu ezeli arzuyu.
Biliyorum, ömrümüz bir nefesten ibaret,
Bir cümbüşü, bir ebedi emanet.
Gün batar, biter bu deli metcezir,
İstiyorum ki son nefesim seninle devrilsin.
bak aşk; bir kelebeğin kanat çırpışında,
Kendi ateşine koşmasıdır en sonunda.
Bir günlük ömürmüş, kimin umrunda?
Ben sende öldüm, sen kal sol tarafımda.
Zaman dediğin üç saniyelik bir melodi,
Yarım kalan bir masal, eski bir veda mı?
Gözlerinle çizdim göğün sınırlarını,
Sensizlik bir uçurum, sen ise son adımım.
Şimdi toz oldu rengarenk masallarımız,
Rüzgara karıştı dağılan tozlarımız.
Adını soludum, bitti bu kısa menzil,
Bilirim ki toprağa düşen her kelebek asil.
Ağlama arkamdan, yas tutmasın rüzgar da,
Biz göğe yazıldık bir nisan akşamında.
Ömür dedikleri bir kelebek ömrü kadar kısa,
Ama aşk... Bak, o mühürlü sonsuzluğa.
Kayıt Tarihi : 2.11.2026 19:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!