Omuzlarında çakarların kiri,
Arkalarında yığınla gölge...
Girdikleri her kapıda bir kurum,
Bir kibir, bir gürültü patırtı.
Sanki dağları bunlar yarattı,
Sanki devlet babalarının malı!
Yazıklar olsun o hava atanlara,
Yetkiyi sopa bilip millete yukarıdan bakan o sahte adamlara!
Ama bugün...
Gördüm o mahalle berberinde.
Ne ordu var arkasında,
Ne koruma diye dikilen o ezbere kalabalık.
Tek başınaydı.
Sıradan bir sandalye, boynunda bir örtü...
Elinde koca bir ilçenin mührü var oysa,
İstese esip gürler, toz yutturur herkese.
Ama o kadar sakin, o kadar sessiz...
Siz ki gürültüyle yürüyüp kırıp döktünüz her şeyi,
Sanmayın ki makamla büyür insan!
O adam, tek başına oturdu o koltuğa;
Siz kalabalıklar içinde küçüldünüz,
O yalnızlığıyla devlet oldu!
03.10.26
Yunus Emre GörenKayıt Tarihi : 3.10.2026 21:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bugün, etrafı koruma ordularıyla sarılı, gürültülü konvoylarla gezip makamı bir saltanat zanneden siyasilerin aksine, yüreği ferahlatan bambaşka bir tevazu örneğine şahit oldum. İlçemizin kaymakamı, sıradan bir mahalle berberine gelmiş, herkes gibi sırasını bekleyip koltuğa oturmuş tıraş oluyordu. Ne kapıda çalışır vaziyette bekleyen çakarlı bir makam aracı, ne etrafı kuşkuyla süzen bir şoför, ne de adımlarını takip eden bir koruma vardı. Koca bir ilçenin mülki amiri, elinde her türlü yetki ve arkasında koskoca kolluk kuvvetlerinin gücü olmasına rağmen, o dükkâna tamamen tek başına gelmmişti. Zaten yapısı gereği son derece sakin, sessiz ve vakur bir insan. Gücü gösterişe dönüştürmeden, makamın ağırlığını bir caka değil de bir edep gibi taşımasını gayet iyi biliyor. İşte halkın adamı olmak, milletle arana barikatlar kurmak değil; tam aksine o halkın nefes aldığı en mütevazı mekâna tek başına oturabilmektir. İnsana hâlâ dürüst, kirlenmemiş ve gerçek devlet adamlarının var olduğunu hissettiren unutulmaz bir anıydı.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!