bak kardeşim
önce şunu konuşalım
dünya dediğin şey
kocaman bir pazar yeri
gürültüsü bol
reklamı çok
vicdanı bazen indirimde
birileri bağırıyor
kaçırmayın.
birileri bağırıyor
son fırsat.
sanki hayat
iki al bir öde arasında
sıkışıp kalmış gibi
ben sana söyleyeyim
mesele aldığın şey değil
mesele
aldığın şeyin
sana nasıl satıldığı
bir el düşün
terazinin üstünde
bir de başka bir el
terazinin altında
işte bütün mesele
o gizli el
çünkü insan
aldığı ekmeğin
yarısının hava çıkmasına değil
aldatılmasına içerler
bir ayakkabı alırsın
iki yağmur görmeden
tabanı dünyadan ayrılır
bir telefon alırsın
daha şarjı bitmeden
modası
bir deterjan alırsın
köpüğü çok
temizliği az
ama reklamı var ya
reklamı
dağları yıkar
insan bazen düşünür
ulan der
biz mi safız
yoksa dünya mı
fazla kurnaz
çünkü her vitrin
bir masal anlatır
ama her masal
mutlu bitmez
bir anne düşün
çocuğuna süt almış
ama içi
su gibi çıkmış
bir baba düşün
maaşını sayarak
kasaya yaklaşmış
etikete bakmış
bir de fişe
sonra içinden
küçük bir küfür geçmiş
işte orada
bir şey kırılır
ürün değil
insanın
güveni
bak kardeşim
hak dediğin şey
öyle büyük laflarla başlamaz
küçük bir şeydir
mesela
doğru yazılmış bir etiket
mesela
bozulmayan bir oyuncak
mesela
verilen sözün tutulması
yani kısaca
dürüstlük
ama gel gör ki
dürüstlük
bazı raflarda
bulunmuyor
stokta yok
yerine ne koymuşlar
kurnazlık
ambalajın üstüne
güzel kelimeler yazmışlar
ama içini
boş bırakmışlar
insan bazen
şunu söylemek istiyor
kardeşim
ben bu dünyanın
sadece müşterisi değilim
ben insanım
beni
indirimle kandıramazsın
beni
parlak reklamlarla
uyutamazsın
çünkü ben
o fişi cebime koyarken
yalnızca para vermiyorum
biraz da güven bırakıyorum
ve güven dediğin şey
para gibi değildir
bozuk çıkarsa
yenisini basamazsın
on beş mart
takvimde
küçük bir gün
ama aslında
insanın
yeter artık
dediği gündür
terazilerin
doğru tartması gerektiğini
etiketlerin
yalan söylememesi gerektiğini
reklamların
insanı aptal yerine
koymaması gerektiğini
hatırladığı gün
ve inan bana
o gün geldiğinde
kasalar susar
reklamlar biraz utanır
vitrinler
kendine çeki düzen verir
çünkü karşılarında
alışveriş yapan bir kalabalık değil
hakkını bilen
insanlar vardır
ve insan dediğin
bazen bir fiş kadar sessiz
ama
gerektiğinde
bütün pazarı
ayağa kaldıracak kadar
inatçıdır.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 15.3.2026 05:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
(15 Mart – Dünya Tüketici Hakları Günü)




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!