Gümüşi kanatlarını çekip iki yanına, yırtarak iniyordu göğün mavisini bir kartal bedeninde aşk.
Suya doyamamış, suyu anlamamış balığa bürünmüş mecnunun boğazına sarıverdi pençelerini.
Belki alıp da suyun saflığından, berraklığından, çekip onu mavi semanın sinesine daha da çok yaşatmaktı niyeti.
Ama su saf, gök kirli, su can, gök ölüm, su cennete nazır, kirlenmiş gök cihanın sahteliğine değmiş idi.
Yaşamadı mecnun, yaşayamazdı da, çekip çıkarıp onu aşkın adıyla saflığından, atarsan riyaya, yoksa mecnun suyu nerden bilirdi?
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta