Karanlık Şiiri - Mustafa Dokumacı

Mustafa Dokumacı
49

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Karanlık

karanlık
kapkaranlık
drope perdeler kapalı
spot lambalar ışıksız mahzun
dağ gibi vitrin yalnız gibi dağ gibi
ceylan derisi koltuklarda hiç gıcırtı yok bugün
dışarısı cıvıl cıvıl halbuki
güneş enseleri kızartıyor
ve coşturuyor insanları
koca konak bir perili köşk gibi
boğazın dalgalanan mâvi sularını seyrediyor
sulardan camlara akseden mâvi ışıltılar
onu o ölüm sessizliğinden kurtaramıyor
çünkü onun içi karanlık
kapkaranlık
şahnişin biraz gerisinde
bir genç adam
gâyet yakışıklı bir genç adam
diz çöküp yere oturmuş
dimdik doğrulmuş
kollarını göğsünün üstünde bağlamış
gözleri çakmak çakmak
perdenin arasından zorla sızan
bir huzme ışığı seyrediyor
hayatını baştan sona seyreder gibi
bileğindeki güç
on yaşıtına yeter rahat rahat
beynindeki güç
on defâ kendi bilek gücüne bedel belki
belki daha fazlasına
kalbindeki güç
hepsini yenmiş nasılsa
şimdi orada dimdik oturtuyor onu
karanlıkta
bir telefon açsa
dünyânın en lüks arabalarından biriyle
her türlü zevk ve sefâya yol alabilir
ve yelken açabilir
sonsuz zannettiği denizlerin ufuklarına
bir telefon açsa
karanlıkta
rafta bir kitap
en kutsala lâyık bir saygıyla yerleştirilmiş
ve karanlıkta içi aydınlık bir genç adam
huzûra giden yol zâhirde
karanlık
kapkaranlık

Mustafa Dokumacı
Kayıt Tarihi : 13.9.2000 01:29:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!