Severleri beni taşlar, yosun tutmazdı köyümün çayında
köprüden geçmez, havalara zıplardım, ondan ona da
düşürmezlerdi
sesler duyardım,suyunkinden başka bakar bakmaz görürdüm
selam durur,el sallardım nokta oluncaya dek gökteki uçaklara
bağırır,koşardam,düşer kalkardım,sevinirdem gördüklerime
ama kam içinde kalırdı ayaklarım,
köyümün sokaklarında koştururken
çatlak,kirli,tırnakları kopmuş parmaklarım,acıtmazdı yüreğim
ve beni
delikanlı yaptılar,ayrı çay,aynı taşlar küçüldüler,sokaklar
çoğaldı
büyüdüler çocuklar da yine kam içindeler
kınalanmış parmakları,
kınalamadı parmaklarını,taşlada delmedi,köprüden düşerken
başlarını
bombalar, bombaları atanlar,
çayda çimdiğimiz çocuklardan biri mi yoksa
kana bulamışlar beni seven taşları köyümün çayında sakak-
larında
kardeşimdiler, yüreğim kanıyor
kan içinde, köyüm, çocuklar
seke seke yürüyor kimi artık koşamıyor,konuşmuyor lal olmuş
çay da neredeyse, sesi duyulmuyor
bastırıyor selam durduğum uçaklar,
başaltıyor, takır takır kundaklarındaki bosbaları yağmur gibi
gözleri şaş dolu,öldürmeyiin,aldürmeyin,öldürmeyin
seslenemiyor, yeni yetme çocuklar
sizin arkadaşınız,sizin yoldaşınız,bizim açmamış çiçeklerimiz,
barut kokuyor diye,küsmüş dağlar,ötmüyor kuşlar,küsmüş
istemeden çalınan hüçum borusu arkadaşımın ağzında
zafer türküsü de çınlatmaıyor kulaklarımızı
sesi yok sanki,
titriyor elleri, seslenesim geliyor,
titriyor parmakları, beni arıyor
yaşlar içinde gözleri,
niye.
Hikmet Yaşin
Mayıs 2006
Buca
Kayıt Tarihi : 28.4.2009 11:22:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!