hüzün mü bilemedim
dost
anlamı yok
sadece çaresizim
ve
dağların ardına kadar sessiz,
bir akşam getir bana,
_________________ellerinle ısıttığın..
henüz batmasın güneş
zifiri karanlığa bulanmasın
ömrümü vakfettim bir tek sözüne
canıma kahrettim acı diline
soyuna küfrettim namert köküne
arkadan konuşan dost olmaz bana
kara saban sürdüm ak saçlarıma
Git artık!
Ağlamasana.
Yoksa! Bende ağlayacağım.
Heybemi yükledim sırtına,
Gidiyorsun, yüzlerce acıyla..
zifiri karanlıklarda asılı kalan gri düşüm
“bin defa da çıksan karşıma
__________________sitem dolu bakışlarını görmeyi istemem”
bir gün bile yeter
tükenen hayatıma
farklı öneriler de geliyordu
el, alem destekli tanımlar
yaşatmıyordu.
şehir züppelerine olan nefret
Bıkkın Pazar sabahlarında,
Geceden kalan hayallerle uyanıyorum!
Bazen yorgan ve yastıkla kavgalı,
Bazen de geç kalınmış kahvaltı tadında..
Sola dönüşlerde ağrıyan yanlarım,
ömrüme ait delillerle gidiyor yaşanmış bedenim
yaşından kıymetli, eşsiz aşk sancılarıyla yaşlanıyor
vaktinden önce kuruyan papatyalar gibi soluyor
ve sormadan gidiyor!
__________ özleme dair ne yüklemişse sırtına…
Hayal etmek gerek.
Geceler boyu düşünmek onu..
Gözlerinde canlandırmak
Renklerini seçerek,
Aramak, özlemek doğru olanıdır.
garip bir enerji çevresinde
dönemsel çapkınlık telaşı
ve
etrafıyla fazladan ilgili
her zaman değil ama sıklıkla
konuşuyordu ileri geri..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!