Kalmadik Şiiri - Samira Samiraninsiiri

Samira Samiraninsiiri
234

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Kalmadik

Kaçmak…
Bazen gitmek değil,
kendi içinden çıkıp
başka bir bedene sığınmak istersin.
Kendini susturmak istersin.
Ama en çok da unutturmak…
Sana seni hatırlatan her şeyi.

Toplamak…
Ne kaldıysa geriye.
Kırılmış bir kahve fincanı,
altı çizilmiş bir cümle,
birlikte susulan o uzun gecelerin
kokusunu sindirmiş yastık…

Birer birer sararsın hepsini.
Hani eskiden büyükler
değerli eşyaları bohçaya sarar ya,
öyle sararsın hatıralarını.
Çünkü hatırlamak kolaydır,
ama hatıralarla vedalaşmak
öldürür insanı sessizce.

Ne kaldıysa geriye…
Sevgi kırıntıları.
Yarım kalmış kahkahalar,
yutulmuş sözcükler,
hıçkırığın ucunda asılı kalan bir “keşke”.

Ne kalmışsa geriye;
birlikte atılan adımlardan,
dudak kenarına sinmiş tebessümlerden,
hiç bitmesin dediğin gecelerden,
hiç başlamamış bir yarın için kurduğun hayallerden…
Hepsini…
Avuç avuç topluyorsun.

Bohçana koyuyorsun anılarını,
çırpınan özlemleri sarıp,
bir çocuğun gizli defteri gibi
kalbine saklıyorsun.
Çünkü bazı şeyler ne yakılır,
ne atılır;
sadece gömülür.

Ne kalmışsa geriye,
teninde kalan o son dokunuştan,
boynuna düşen bir nefesin hatırasından,
gecenin sessizliğinde
birbirine değmiş iki kalbin titremesinden…
Onları da alıyorsun yanına.
Çünkü bir daha o sıcaklığı bulamayacağını biliyorsun.
Bir daha o kadar “biz” olunmayacağını…

Ne kalmışsa geriye mektuplardan,
yarım kalan mesajlardan,
yazılıp gönderilmeyen itiraflardan…
Katlayıp iç cebine koyuyorsun,
bir gün yeniden okuyacakmışsın gibi,
ama aslında asla dönmeyeceğini bilerek.

Ne kalmışsa geriye,
senin için gözyaşını saklamış aynalardan,
birlikte bakıp sustuğun pencerelerden,
aynı yastığa düşmüş iki başın ağırlığından…
Onlar da sessizce sırt çantasına giriyor,
ağırlaşıyor adımların.

Özlem,
artık adını anmadığın biriyle
göz göze gelme korkusu gibi bir şey olur sonra.
Tanırsın, tanımıyormuş gibi yaparsın.
İçinden geçer,
ama geçmemiş gibi durursun.

Ne kaldıysa geriye;
yarım kalan bir öpüş,
bir dudağın kenarına sinmiş ama tamamlanmamış bir cümle,
bir “seni seviyorum”un suskun kalmış hali.
Bir bakış,
bir dokunuş,
bir son elveda ki
hiç edilmemiş ama hep duyulmuş gibi.

Her şeyi alıp sırtına vurursun.
Koca bir mezarlık gibi omuzlarında taşırsın geçmişini.
Ve sonra yürümeye başlarsın…
Uzağa değil,
bilinmeze.

Çünkü bazı yollarda yön yoktur.
Sadece geriye bakmama isteği vardır.
Ve sen artık arkana bakamayacak kadar yorgunsundur.

Ne kaldıysa geriye,
bir zamanlar “biz” olan her şeyden…
Bir “ben” bile kalmamışken,
ceplerin umutla değil,
yoklukla dolar.

Yüzünü çevirirsin soğuk duvarlara.
Ne isim,
ne iz,
sadece duvar.
İnsan bazen kendi kalbine bile yabancılaşır.

Kaybolursun sonra…
Ama kimse aramaz.
Çünkü artık seni tanıyan da kalmamıştır.
Sen bile.

Ne kaldıysa geriye,
bir dua gibi içinden geçen o son dileği bile
yutarsın.
Çünkü sesin kırılmıştır,
kelimelerin susmuş,
duan bile kendini terk etmiştir.

Ve sonunda anlarsın:
Aşk sadece kalmakla değil,
gitmemekle ilgilidir.
Sen gitmedin belki,
ama o çoktan yoktu.
Ve sen
hep var sayılan bir hiçlik gibi
orada durdun.

Ne kaldıysa geriye…
Artık yük değil,
yemin olur.
“Bir daha kimseyi böyle sevmem” diye başlarsın,
ama içten içe bilirsin…
Kimse zaten o değildi.
Sen de artık sen değilsin.

Ve sonra…
bir gün herkes unutur.
Sadece senin kalbinde bir mezar kalır,
taşı olmayan,
çiçeği solmuş,
ama hâlâ en çok senin suladığın…

Ne kaldıysa geriye?
Bir biz kalmadık.

Samira Samiraninsiiri
Kayıt Tarihi : 10.7.2025 09:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!