Kalem parmaklarımda ağır bir pranga artık,
Mürekkep damlamıyor, sen akıyorsun sayfaya.
Dilim sükûta teslim, gönlüm fırtınalara gebe,
Mısralar dar geliyor artık bu sahte dünyaya.
Gırtlağıma kadar sen doluyken böyle,
Kelimeler intihar ediyor, konuşamıyorum.
Dilimin ucunda paslı, kesif bir sessizlik;
Seni haykırmak isterken, sustukça boğuluyorum.
Kalem artık yabancı, kâğıt ise bir düşman,
Hangi harfe dokunsam, ucu sana değiyor.
Seni sevmek; ateşi avuçlamakmış meğer,
Gidişinin gölgesi, her gece üstüme çöküyor.
Özlemek değil bu, senin içinde kaybolmak,
Arzuladıkça eksilen bir ömürle sende yok olmak.
Öyle dolusun ki içimde, bana hiç yer kalmadı;
Ben kendi içimde bile, artık seni arıyorum.
Söz bitti, öz sende; ruhum firar etti tenden,
Dilsiz bir mezar gibi, öylece kalakaldım.
Yazamadığım her şiir, senin bende bıraktığın boşluk;
Sen bende tamamsın da, ben sende yarım kaldım.
Bıraktım artık o ağır kalemleri elimden,
Sadece seni soluyorum, sessiz ve derinden.
Yazamamak noksanlık değil, bir lütufmuş meğer;
Sen zaten en güzel şiirmişsin, kalbimde yükselen.
Gırtlağımdaki düğüm artık huzur ilmeği,
Sende buldum ben, kendimi sende sevmeyi.
Beklemekle, özlemekle yorulmak bitti;
Şimdi seyrediyorum bende olan gölgeni.
Kelam sensen eğer, benim susmam duadır,
İçimdeki bu sakinlik, en derin hatırandır.
Kelimelerin bittiği yerde başlar asıl vuslat;
Ben seni buldum ya; artık hiçbir şey bitmez bende.
Gel artık, sar beni, bu sonsuz bekleyiş bitsin,
Söndür içimdeki yangını, küllerime su insin.
Öyle bir sar ki; dünya dursun, zaman kırılsın,
Sana dokunduğum o an, hayat yeniden başlasın.
Kayıt Tarihi : 30.1.2026 19:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!