Göğsüne yaslanıp huzur dolduğum gibi,
Pamuk döşekler verir mi şu kaldırımlar?
Hani güneşten sıcak tuttuğum elini,
Tenim tenine düşer mi taş kaldırımlar?
Ne gecenin ayazı, ne şafağın kırağı,
Önümde sonsuza uzanan kıvrımlı yollar,
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta