Gitmeyi seçtin…
Ne bir söz bıraktın geriye,
Ne de “kendine iyi bak” diye yarım bir cümle.
O sessizlik var ya…
Kimsesiz bir sokak gibi çöktü üzerime,
Adım atsam yankısı sensin,
Durup dursam gölgem bile seni soruyor.
Biz bir zamanlar,
Aynı nefesi iki farklı bedende taşıyan iki ruhtuk.
Gülüşünü gördüğümde güneş doğar,
Sesini duyduğumda kalbim huzur bulurdu.
Bir fincan kahve bile iki kişilikti,
Çünkü seni düşünmeden içtiğim bir yudum bile
Eksik gelirdi bana.
Hatırlıyor musun?
Gece yarıları yollara düşüşlerimizi,
Üşüyen ellerimi avuçlarının içine saklayışını…
Bir şarkının ortasında gülüşüp
“Biz hiç ayrılmayız” diye aptalca umutlanışımızı?
Dünya o anlarda daha küçüktü,
Mutluluk ise daha ulaşılır.
Ama sonra…
Bir gün geldi ve sen yoktun.
Ne bir açıklama,
Ne bir gözyaşı,
Ne de içimdeki fırtınayı durduracak bir bakış.
Sanki hiç sevmedin beni,
Sanki ben, senin hayatından silinmesi kolay bir cümleyim.
Şimdi nefes alıyorum hâlâ,
Ama her nefesim senin gibi acıtıyor.
Sokağa çıkıyorum,
Rüzgâr seni getiriyor yüzüme
Uyumaya çalışıyorum,
Düşlerim kapını çalıyor hâlâ.
Öyle ki,
Sensizliğin bile sen kokuyor.
Biliyor musun?
Onsuz geçen günlerime acı bir kahkaha bıraktım artık.
Hani insanın içi yanarken güler ya,
Kendine bile itiraf edemediği kırgınlığını
Bir tebessümle saklar…
Ben de öyle güler oldum.
“İyiyim” diyorum herkese,
Oysa her gülüşümün içinde
Sana ait bir mezar taşı var.
Sen vedasız gittin ama
Ben hâlâ bir veda bekliyorum senden.
Belki bir gün,
Belki bir ömür boyunca…
Ama bil ki,
Senin yüzünden öğrendim:
Bazı aşklar iki kişinin yazdığı bir hikâyeyken,
Ayrılığı tek kişi yazarmış. “Sen vedasız çıktın kapıdan,
Ben sensizliğe alışa alışa öldürdüm sevgimi.
Dönsen ne olur ki?
Yerine bıraktığın yokluk senden daha gerçek artık”
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 23:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Erkan Tankut kaleminden....




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!