Biz hep gidenleri konuşuruz,
oysa asıl hikâye
kalanlarda yazılır.
Kalan;
aynı sandalyeye her akşam
bir kişi eksik oturandır.
Sofrada tabağı duran,
boğazı düğümlü olandır.
Bir ev düşün:
duvarları hâlâ ayakta,
ama sesleri yıkılmış.
Saat çalışır,
zaman geçmez.
Çocukluk,
bir çekmecede sararmış fotoğraf;
bakmaya cesaret edemezsin
çünkü bakarsan
kendini kaybedersin.
Annemin elleri küçüldü zamanla,
ben fark etmeden.
Babam susmayı öğrendi
hayata cevap vermekten yorulunca.
Aşk,
çoğu zaman bir insan değildir;
olmamış bir ihtimalin
ömür boyu taşınmasıdır.
Zaman her şeyi siler derler,
yalan.
Bazı izler
derinleşir.
Gece,
insanın kendine yakalandığı yerdir.
Herkes uyur,
sen uyanırsın:
içinde konuşan biri vardır
adı sensin.
Ölüm bir son değildir belki,
ama
yaşarken eksilmek
en ağır vedadır.
Ve insan…
bir gün anlar:
Hayat,
başımıza gelenler değil;
onlara rağmen
nasıl ayakta kaldığımızdır.
Biz hep gidenleri konuşuruz,
oysa
asıl şiir
kalanlardır.
Kayıt Tarihi : 2.1.2026 15:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!