İki karış toprak için savaşır ülkeler
İki insan fazla öldürmek zaferiyle
Geride kalanları boş kovanlarla karşılaştırırken birileri
En zorunu bana bırakırlar yazmam için çaresizliklerini
Uzakta yankılanan bir kemanın yalnızlığı
titretir içimdeki eskiyen yılları
nedeni zor bir aşk bu
hangi döneme ait bilinmeyen
adın yabancı buralara
hiç tatmadığım yemekler gibi keşfe hazır
nerde kaldın içimde büyüttüğüm kadın
sende o aradığım değilmisin yoksa?
ne zamandır bekliyorum seni
kararmış gaz lambamın fitilini aydınlatman için
karşımda değilken gözlerin ne kadar yanabilirsin ki içimde
giderken kaydırdın gönül terazimi
Ne zaman bitirmeye kalksam olmuyor
Bir yerlerde hata veriyor yüreğim
Sonunda gitmek olsa da senden
Yolumu uzatıyorum dikenli yollarında
Seninle geleceğimizin olmadığını öğrettin bana
Ama ben biliyordum boşluğunu zaten
hayatımda birileri vardılar yoktular
bazen vardılar bazen yoktular
varken yoktular yokken vardılar
çok konuştular az yaşadılar
biraz ben biraz çoktular
hep vardılar hem yoktular
Böyle bir şey heralde geçmişin içinde saklı gülüşün,
Gelecekte beni teslim alacak olması
Bir fırtına olup sürüklesen içimi, uzaklarda kaybolup giderim
Nefes alsam kalp atışlarımdan duyamam sesini
Uslu bir çocuk olamadım hiç
Annesini dinleyip yağmurdan ıslanmamak için şemsiyesini alan
Bir yapı gibidir insan
Kimi mimarisine aldanır içine bakmadan
Kimi içine bakar mimarisine kanmadan
Kullanışlı olması önemlidir bir yapının
Anlayışı olması gibi bir insanın
Sağlam ve güvenilir bir yapı olması önemlidir
kalitesiz sevgine karşılık gelsin diye
defolu ceketimle geliyorum sana
ancak yarım sarabiliyorum vücudunu
sevgin dudaklarımda çıkmamış ruj gibi duruyor
yarım bırakıyorum yediğim herşeyi
sen yarımken içimde
eski bir türk filmi kıvamında yaşanmışlığımız
siyah beyaz tonunda birazda karıncalı
olmuyor işte ne yapsak al götür beni yönetmen
kaldıramam bu rolü onu bu kadar çok sevip,
ayrılığın gölgesi düşmüşken önüme
nereye dönsem ondan kalan replikler
Tüm umutlarını yitirip, ölümü koluna takmış, beklemekten başka çaresi olmayan yaşamak için çırpınan amansız hastalıktı aşklar
ve bir kaldırım işçisinin dizdiği baştan sağma taşlardan geçerek, bir spikerin doğru dürüst haber okuyamaması tadında hep anlamsızdı yaşananlar,
üzülmek için toplasan iki damla yaş, bir cümle etmeyecek kadar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!