Sanctuary Kadının Kelimelerinde Gizli İk ...

Dünya Yükünün Hamalı
776

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Sanctuary Kadının Kelimelerinde Gizli İktidar

“SIĞINAK: Bir Nihali Risalesi”

(Ruhun Mahreminde Bir Oda)

Yazan: Gören, Görülende Kendi Gölgesini Gören

1. Bab’ın Kıyısı: Tene Yazılmış Dua

Bir oda vardı,
duvarı aynadan, dili fısıltıdan.
Ve bir adam,
babasının gölgesinde büyüyen,
şimdi o gölgeyi üzerine geçirmeye hazırlanan.
Ve bir kadın,
her adama rol giydirip, içindeki çocuğu konuşturan.

“Sen beni satın almadın Hal,
kendine ait olan karanlığın anahtarını bana emanet ettin.”

Kimin sahnesiydi bu?
Kimin sesi kimin kulağında yankıydı?
Sözlerin efendisi kimdi,
diz çöken mi, çöktüren mi?

2. Rükûn Göğsü: Oyun’un Rükûsu

Rebecca eğilmedi.
Eğilir gibi yaptı.
Hal dirildi.
Öldü sandı.

Kadın, onun arzularını mühür gibi alnına bastı.
Her emir, kendi secdesini içinde taşıyordu.
Ve her söz,
o söz söylenmeden önce çoktan yaşanmıştı.

“Bana kim olduğunu söylerken,
aslında kendinden kaçtığını fısıldıyorsun.”

Kim kimden kaçıyordu?
Kim, kime kul yazılmıştı?
Kadın mı Rab’di burada,
yoksa adamın içindeki mahcup çığlık mı?

3. Teslimiyetin İhlâsı: Gölgeyle Nikâh

Ne güldüler, ne ağladılar.
Aralarındaki boşlukta çırılçıplak bir ihtiyaç yattı.
Ne aşktı bu,
ne de yalnızlık.
Bu, bir teslimiyetin hikmeti,
sınırlarını kendi ellerinle çizen bir haritanın ortasında
kaybolmaya razı gelmekti.

“Ben senin yoksunluğunla var oldum Hal.
Ben senin sınırında bir ülkeyim.
Girmek istediğin ama hep korktuğun…”

Hal susarken, kadın onu duydu.
Hal diz çökerken, kadın onun boynuna
“Sen, bensin” diye bir mühür bastı.

4. Kapanış Babı: Günahın Nuruyla

Bir sığınaktı bu,
ve aynı zamanda mahzen.
Bir mabetti,
ve belki de cellât odası.

Ama ne fark ederdi?
İki ruh, birbirinin sırrına secdeye vardıysa,
hangi zeminde eğildikleri değil,
neye inandıklarıydı mesele.

Ve sonunda Rebecca dedi ki:

“Ben senin tek tanığınım Hal.
Bana verdiğin her yara,
seni gerçek kılan hatıradır artık.”

Hal ağlamadı.
Ama içindeki çocuk,
ilk defa kucaklandı.

Nihayi Not:

Ey okuyan,
bu risaleyi bir BDSM masalı sanma.
Bu, kim olduğuna karar veremeyen bir adamın
ve ne olduğunu unutmayı reddeden bir kadının
kalp içre kalemle yazılmış itirafıdır.

Bu risale, ruhuna dokunan her hükmün,
aslında senin tarafından çoktan yazıldığını
sana hatırlatmak içindir.

Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 3.8.2025 21:31:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


"Sanctuary" (2022) – Film Analizi Yönetmen: Zachary Wigon Senaryo: Micah Bloomberg Başroller: Margaret Qualley (Rebecca), Christopher Abbott (Hal) Tür: Psikolojik gerilim, erotik dram, tek mekân oyunu Vizyon: Telluride Film Festivali 2022; ardından 2023’te daha geniş gösterim. 1. KONUSU (Spoiler İçerir): "Sanctuary", neredeyse tamamı bir otel odasında geçen, yüksek gerilimli, psikoseksüel bir "kedi-fare oyunu". Film, zengin bir otel zinciri varisinin oğlu olan Hal ile onun dominatriksi (profesyonel bir dominasyon sağlayıcısı) olan Rebecca arasında geçen bir geceyi anlatır. Hal, babasının ölümünden sonra şirketin başına geçmek üzeredir ve Rebecca ile oynadıkları BDSM rolleri artık sonlandırmak istemektedir. Ancak Rebecca bu kararı kabul etmez. Karakterler arasında giderek şiddetlenen ve sınırların belirsizleştiği bir güç savaşı başlar. 2. TEMALAR VE ANLAMLAR: Güç ve Rollerin Tersyüz Oluşu: Film boyunca klasik güç dinamikleri sürekli yer değiştirir. Başta Hal “kontrolü eline almaya” çalışır; Rebecca ise “kontrol kaybını” reddeder. Ancak her ikisi de birbirlerinin güç fantezilerine bağımlıdır. Hal: “Bu sadece bir oyun.” Rebecca: “Hayır, bu sensin.” Kimlik, Performans ve Gerçeklik: Film şu soruyu sürekli sorar: "Gerçek kişilik nerede başlar, rol nerede biter?" Rebecca mı oynuyor, yoksa Hal mi? Yoksa ikisi de kendi arzularının esiri mi? Rebecca, yalnızca “oyuncu” değildir; Hal’in arzularını yazan, yöneten ve uygulayan bir kurgu yazarı gibidir. Hal, gücün başına geçmek ister ama gücün doğasından ürker. Rebecca’ya olan bağımlılığı, onun zaafı ve gerçeğidir. Cinsellik ve Kontrol: Erotizm filmde doğrudan gösterilmez; ancak her sahne bir cinsel gerilim taşır. Cinsellik bir “haz kaynağı” değil, bir güç aracıdır. Rebecca, yalnızca bedenini değil, Hal’in bütün varoluşunu dizayn eder. 3. YAPI VE ANLATISAL STİL: Tek mekân: Neredeyse tüm film tek bir otel odasında geçer, bu da teatral bir yoğunluk yaratır. Gerilim kurgusu: Hitchcockvari bir tedirginlik; ama burada tehdit silah değil, duygusal manipülasyondur. Diyaloglar: Hızlı, keskin, çift anlamlı. Her cümle bir tehdit ya da tuzak olabilir. 4. KARAKTER ANALİZİ: 🔸 Hal Miras, güç, itibar gibi sembolik iktidarların mirasçısı. Ama psikolojik olarak zayıf, yönlendirilmeye açık. Rebecca’ya bağımlı ve onun oyunları olmadan "kim olduğunu" bilmiyor. Travma düzeyinde bir "kontrol edilme arzusu" taşıyor. 🔸 Rebecca Seks işçisi kimliğinin ötesinde, Hal’in iç dünyasını bilen bir tür “ruh mimarı”. Rol yapıyor gibi görünse de Hal’i sürekli psikolojik açıdan soyuyor, çıplak bırakıyor. Oyunun “yazarı” o. Hal’i zayıf yerinden bastırarak hem cezalandırıyor hem de kendi değerini talep ediyor. 5. METAFORİK DERİNLİK: “Sanctuary” (Sığınak): Film adını taşıyan bu kelime çok katmanlıdır: Rebecca için Hal’in dünyası bir "sığınak", yani güvende hissettiği yer. Hal için Rebecca ile olan “oyunlar” sığınaktır; babasının otoritesinden, gerçek hayattaki güç oyunlarından kaçış. Aynı zamanda bu otel odası, iki karakterin ruhsal çatışmalarını kilitlediği bir zihinsel hapishanedir. 6. FİNAL ve ÇÖZÜMLEME: Filmin sonunda roller tersine döner ama tamamen çözülmez. Rebecca, Hal’in yaşamına sözleşmeli bir ortak olarak girer. Bu bir “zafer” midir? Hayır. Bu bir tür teslimiyet anlaşmasıdır. Hal, gücü elinde tutar gibi görünse de aslında Rebecca’ya “muhtaç”tır. O olmadan kendine kimlik kuramaz. 7. PSİKOLOJİK YORUM: Bağımlılık dinamiği: Filmdeki ilişki aşk değil; travma bağı. BDSM yalnızca bir fetiş değil, karakterlerin ruhsal iç çatışmalarının temsili. Rebecca, Hal’in süperegosunu temsil eder: Onu cezalandırır ama aynı zamanda şekillendirir. Hal, id ve ego arasında salınan bir “kararsız kimlik figürü”dür. 8. TOPLUMSAL ALT METİN: Güç, cinsellik ve sınıf meselesi iç içedir. Kadınlar, hâlâ erkeklerin fantezi alanlarında konumlandırılırken, bu filmde Rebecca kendi senaryosunu yazan kadındır. Hal, görünüşte güçlü olan ama içsel olarak çocuk kalan modern erkeğin trajedisidir. 9. SONUÇ: “Sanctuary”, yalnızca erotik bir gerilim filmi değil, güç, kimlik, bağımlılık ve arzunun sınırlarında dolaşan bir psikolojik tiyatrodur. Bir odaya kapanmış iki kişi, dış dünyadaki bütün sınıf, cinsiyet ve kimlik hiyerarşilerini bozarak, yeniden kurar. “İktidar her zaman şiddetli değildir; bazen sadece seni tanıyan bir kadının kelimelerinde gizlidir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!