Kaz mezarcı mezarımı derine,
İflah olmam ben bu dertten ölürüm.
Her şey bitti ümidim yok yarına,
Bu gam beni yer bitirir bilirim.
Koyun beni mezara, ağlaşmadan başımda,
Gömün kara toprağa, daha bu genç yaşımda.
“Bir murat alamadan, geldi geçti dünyadan”,
Yazılsın son arzumdur, mermer mezar taşımda.
15 Kasım 2010-Pazartesi/İzmir
Nasip bu bilemezsin, olur veyahut olmaz...
Çırpınma ey yüreğim, belki de ettiği naz.
Kaderinde ne varsa, çıkar önüne bir gün,
Nasipten ötesi yok, sabret bakalım biraz.
22 Kasım 1987-Pazar / Ankara
Kime sordumsa seni, eğip başını sustu,
Bir haber alamdım, dolaştım eşi dostu.
Derviş olup aradım, buldum ama ne çare?
Meğer ki el olmuşsun, serdim gönlüme postu.
26 Mart 1990 – Pazartesi / Konya
Yedi düvel birleşse, etmez bir yıldız-hilal,
Andımız var dönmeyiz; ya ölüm, ya istiklal…
Çanakkale, Sakarya gördü en son yüzünü,
Şimdi Kocatepe’de, Gazi Mustafa Kemal.
30 Ağustos 1996-Cuma / İzmir
Giden gitti bir kere, çare değil ağlamak,
Yazık gözyaşlarına, gönül feryadı bırak.
Belliydi her halinden, aklı yaban eldeydi,
Sevmemeliydik baştan, bize bu hal müstahak.
1 Kasım 1990-Perşembe/Bilecik
Gözüm her şeye kördü, bir sen hariç müstesna,
Bırakmıştım kendimi, aşkının rüzgârına.
İlk zaman ılgıt ılgıt, esti kavak yelleri,
Araya hicran girdi, sonra koptu fırtına.
7 Mart 1989-Salı / Ankara
Baharı müjdeledi; açtı papatya, lale,
Kimi düşündün gönül, daldın gittin hayale! .
Bu mevsim de dönmezse, bil ki artık ümit yok,
Gözleyip yollarını, bekleme hiç nafile!
( Mart 1989)
Unutmalısın gönül, lamı cimi yok bunun,
Yoksa Kerem misali yanmak olacak sonun,
Tutuşup yüreğinden, yanıp gitsen ne fayda,
Aklı yaban ellerde, sende değil ki onun.
16 Temmuz 1987-Perşembe / Ödemiş
Bu sana son şiirim, uzaklardan hediye,
Unut artık beni de, arama sorma diye.
Sırana gizli gizli, koyduğum güller gibi,
Soldu tüm hayallerim, ne kaldı ki geriye?
30 Eylül 1988 – Cuma / Ankara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!