İSYANIN KANATLARI
Dökülür dizeler dilimden,
bazısı acı, bazısı yakıyor,
bazısı suskun, benim gibi.
Pencerem az dumanlı,
güneş bulutta saklı,
kuşlar sabaha küs,
her yanım pus,
kahve fincanım boş,
yüreğim bir hoş.
Kaderim zalimin elinde bir avuç barut,
düşlerim kibrit tanesi,
saçlarım kuru ot misali yanmayı bekler.
Kapı asılı, hayallerle kapanmış,
her düş kendi için ağlar,
üstümde her zindan başka karanlık,
her kış farklı bir soğuk verir yüreğime,
her bakış farklı bir matem.
Beyaz duvarların süslü resimleri
avutuyor içimi,
suskun yalnızlığım,
masum bir teslimiyet gibi.
Umudum evrensel varlığı tatmak istiyor.
Her şey geride kalsın,
Fırat ve Dicle karışsın,
kahrolsun gök,
yağmur yeryüzüne insin,
bütün günahlar yağsın üstüme,
sevap kaybolsun.
Taze çiçek koksun,
dokunuşlarım son bulsun,
tüm hikâyeler bir kuyuda,
Yusuf kalsın,
ne balık gözünde Yunus,
âlemler ruhumda serilsin,
hakikat neyse, evren dönsün avuçlarımda.
Ademler, havalar,
Leyla ve Mecnunlar,
ya da Cudi’nin asi kızları,
gülsün bahtıma.
Utanmaz toprak,
ya seni versin,
ya da serpsin benliğimi
Himalaya eteklerine,
sarı kırmızı papatya renginde.
Kayıt Tarihi : 13.3.2026 11:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!