12 Ekim 1976 - Mağusa Kıbrıs
Şu hayatta, talih denen güzelliğin fakirliğini çeken,
An gelir isyan eder her şeye
Yorulur küçük bir toplu iğnesi için bile mücadele etmekten.
Hep Bıçak sırtında ve hep Canı dişinde.
Bir kez olsun dört ayak üzerine düşmeden
Bir kez olsun talihin tebessümünü içinde hissedemeden...
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta