1969 istanbulda doğdum Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunuyum Ticaretle uğraşıyorum
Kalker kayalardan beslenir,
Midyat’ın güneyinden süzülür,
Nusaybin’in kuzeyine varır Beyazsu.
Soğuk ve berrak,
Kalbi bembeyaz su;
Bülbül:
Gül dalında sessiz durur
Çilem bana gece vurur
Günün ilk ışığı vurunca yüzüne,
Usulca süzülür, gerdanlık olur bedenine,
Bağrına yaslanmış bin yıllık taş evlerin,
Eser tanyeli, Mezopotamya’ya bakan gözlerine.
Güneşi ilk sen görürsün, susar sözlerim,
Her yılın mayıs'ında....
Toprakla buluşunca bahar damlaları,
Gözlerimde yeşerir eski hatıraları.
Rüzgär taşır uzak diyarlardan masalları,
Kalbime düşer sessiz, saklı dualar...
Kuşlar uçar mavi göklerin altında,
24 Kasım sabahı,
Herkes elinde kağıtla sınıfa girdi.
Bense boş eller,
Yüzümde mahcubiyet.
“Şiirin nerede?” dedi öğretmenim,
Istanbul’un sokaklarında
Bir gezinti, bir his, bir ruh...
Kapalıçarşı’nın mistik havası
Mahmutpaşa’nın yokuşunda hissedilir.
Eminönü’nde Haliç’in mavisi,
Vapurların uğultusu
Her yılın Mayısında,
Erguvanlar uyanır Boğaz’ın yamaçlarında,
Morla pembenin ince ateşi parlar dallarda,
Rüzgâr Boğaz’dan yukarı tırmanır,
Usulca yaklaşır erguvanlara,
Bir titreme olur ağaçlarda,
Üzümü salkım salkım iner avluya,
Güneşten sır saklar her tanesi.
Kavunun kokusu dolar odaya,
Reyhanı serinletir nefesi.
Buğdayı sarar ovayı,
Taş evlerde serin düşler,
Güneşle yoğrulur yüzler,
Sabırla büyür gülüşler,
Mardinli derler bize.
Gönlümüz düzdür bizim,
Ramazan pidesi,
Sofranın lezzeti,
Paylaştıkça artar,
Her lokmada bereketi.
Bazen yanında çorba,




-
Tevfik Ok
Tüm YorumlarEline emeğine sağlık çok güzel olmuş