İstanbul Anılarda
Kimbilir kaç dalgın bakış,
Ve kaç taze umut batık boğazın derin sularında
Kimbilir kaç gencin yaşlı bastonuna takıldı taşları,
Taşında,toprağında altın arayan...
Hangi bayram sevincini ısıttı güneşi,
Ve hangi gözyaşı ıslandı yağmuruyla
İstanbul'un yaşlar akıyor tepelerinden,
İstanbul dertli...
Ve İstanbul dökmek istiyor içini,
Haliç'ten Marmara'ya doğru...
Kimbilir kimlerin aşkına meze oldu,
Aşiyan ve Bebek
Kimbilir kimleri üzdü İstanbul bilmeyerek
İstanbul geçmişe dalıyor,
Sultanhamam'da
Bir tüccar kumaş alıyor
Yaşlı bir adam gülümsüyor Eminönü'nde kuşları besleyen,
Bir genç kız silueti Beyoğlu'nda tramvay bekleyen
İstanbul düşünceli...
Erguvanlar yine dökülür mü tepelerinden,
Bilinmez.
Yine sular içilir mi sokak çeşmelerinden
Bilinmez...
Şen sesler yükselir mi Sadabat bahçelerinden,
Ud sesleri gelir mi cumbalı evlerinden
Bilinmez...
Ne geri çıkarabiliriz boğazda batan o dalgın bakışları,
Ne de yerine koyabiliriz som altından taşları
Durup da düşünürsek daha da geç kalmadan,
Bir kaç çiçek dikeriz kaldıysa boş bir alan.
Kayıt Tarihi : 23.4.2006 19:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Sevgilerimle
TÜM YORUMLAR (2)