Sivas-Şarkışla-İlyashacı Köyü doğumluyum. İlk okulu köyümde okudum. Orta ve lise öğrenimimi Ankara Kocatepe Mimar Kemal Lisesinde okudum.
Evli ve çalışmaktan dolayı yüksek okulu okumayıp bıraktım...
Biri kız iki çocuğum var. Oğlum Gazi Ü. İşletme bitirip bir bankada çalışmakta. Kızım ise Ankara Ü. Diş Hekimliğini bitirip Diş Hekimi olarak çalışmakta. Her ikisi de evli olup oğlumdan bir kız çocuğu torun sahibiyim...
Haziran 1976 den beri yurt içinde ve dışında yapılan sanayi yapılarının; çelik konstrüksiyon proje işlerinde Çelik Konstrüktör Ressam olarak çalıştım. Halen de bu işte serbest olarak çalışmaktayım.
İçinde bulunduğum projelerden bazıları:
İstanbul Atatürk Olimpıyat Stadı; batı tarafı(Edirne tarafı) çelik çatı konstrüksiyon detayları;
İzmir Palmiye Ticaret Merkezi çelik çatı konstrüksiyonu projesi; Gazinatep, Adana, Konya, İstanbul/Kartal'da bulunan Real Alışveriş Merkezlerin çelik çatı konstrüksiyonu projeleri;
Soma, Afşin/Elbisten Termik Santralleri çelik konstrüksiyonu projeleri...
Şiir ve Türkülere olan sevgim on yaşında Şarkışla/Ortaköy'de AŞIK VEYSEL'i dinlemekle başlar.Bu nedele Pir Sultan, Şah Hatayı, Muhlis Akarsu, Aşık Mahsuni, Aşık Daimi... gibi ve yöre Ozanların yüreğimde ayrı bir yeri vardır. Müzikse hayatımın bir parçası. Özellikle Halk Müziği. İyi bir dinleyiciyim. Mahzuni Şerif, Aşık Veysel, Abdullah Papur, Ali Kızıltuğu, Ali Ekber Çiçek, Muhlis Akarsu, Rıza Aslandoğan, Arif Sağ, Musa Eroğlu ve Sebahat Akkiraz gibi büyük üstatları dinleyerek büyüdüm.
Şiir bence Türkü tadında olmalı. Ses verip yürekteki duyguyu haykırmalı. Sevgi kokmalı, hasret esmeli, birlik bağıyla bağlamalı, hayatın aynası olamalı.
Serbest şiirlerde de aynı değerler var, duygu var, sevgi var ama bana Türkü tadını vermediği için; dörtlükler halinde hece ve kafiyeli tarzda ki şiir tadını vermiyor. Sadece okuyorum ama hiç yazamadım.
Bu kültüre hizmeti olmuş, olabilecek herkese ve de okurlarıma sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.
İSMAİL DOĞAN' a ulaşmak isterseniz:
Cep No: 0533 4735040
e-mail: [email protected]
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!