Dilinin ağzıma misafir olduğu o rutubetli uzamda sabun kokulu içlikler giyerdim
Çocukluğumun şu an bana benzemeyen yıllarında
Bir de Ömer Bey vardı iç sızımı anlattığım
Kasabaların yoksullukla birleştiği gün batımları annemin küçükken cebime koyduğu mendil gibi dolduruyor anılarımın paslanmış boşluğunu
Bir gün doğumu bir gün batımı bir de ben
Ben bilge sayılabilirdim hatıralarımı ensemin boşluğunda unutmasaydım
Kim bilebilir; bir gecenin, bir hüznün, bir aşkın derinliğini
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta