gözler ağladıkça
kalpler büyürmüş
gözler güldükçe
kalpler küçülürmüş
bu ne talih ki
kalbi büyütenler hariç
ne kadar gitsem de uzaklara
nedendir bilmem ama
bir şeyler getirir beni sana
hani tutuştuğunda denizler
ölüm mavisine çaldığında dalgalar
bazen sadece köpeklerin sadık olmasını istersin
zulme başkaldırın diye haykıran birileri olmalı zira
yoksa bitmiştir insanlık
ve hayvanlar aleminden öteye geçememiştir dünya
arslan ceylanı kovalarken karşısına dikilen
beni kovsan da gitmem ki
hem gidemem ki
bir başka kapı bilmem ki
hiçbir zaman sensiz olamam ki
bir başka yerde nefes alabilir miyim ki
hiç düşünmedim ki
bir heceyi kurtarmak için
boğulurken tüm kelimeler
aşk katili oluyor herkesin
suya yazılmış bir mektup düşün
dalgalar paramparça etmiş
uçurumun kenarındaydı ellerin
uçurumun kenarındaydı yüreğim
düşmemek için tutunduğum ellerin
uçurumun kendisiymiş meleğim
oysa bir rüyaydı gözlerin
babaların hep kötü çocuklarını sevdiği gibi
meğer acılarımla bir ayrılık büyütmüşüm
ayrılığı besleyen o kör sevgiyi şımartmışım
işte bu yüzden ben kendimi affetmeyeceğim
seni götüren nehirleri de affetmeyeceğim
hayat kızıl bir nehir gibi usul usul akarken
gitme kal dediklerinin ardından bakacaksın
ayak izlerinde kalacak gözlerin
aşk dedikleri şeyi bir mezar gibi kalbine kazacaksın
kuru başaklar nasıl beklerse yağmuru göklerden
beklemek seni...
cehennemde cenneti bekler gibi beklemek
ya da bir çöl vahasında yağmurları bekler gibi
beklemek...
bir kavgada zaferi bekler gibi
bir anne sancısında doğumu bekler gibi
sen özgür kardeşim
tanklara karşı dururken çıplak ellerinle
kurşunları saklarken kalbinde
toprağın kanına kattığın canınla
Nil kadar sonsuzsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!