İroni Şiiri - Hayrettin Turan

Hayrettin Turan
373

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

İroni

Ben gidiyorum bu kentten
Kirli tabaklar gibi gecede bırakıp
İzbe tabakhanelerde umutlu bulaşıkçıları
Ben gidiyorum bu kentten
Tabelacılara bırakıyorum yalanları

Senin taç yaprakların vardı birde olur olmaz tafraların
Talihli kafalara bırakıyorum kuşların amorti boklarını
Sidik zoru sokağının zengin silahçıları ve çocuklar
Sürülmüş umutlardan süzdüğümüz ironidir onlar
Ülkemin silahsız kuvvetleri çocuklar
Bu sifonsuz günlerin umut yüklü nehirleri
Elbet diyorum yinede elbet bir esinti
Silkeleyecek bu şenliksiz ağaçları
Yanılgısız bir bahara açtığında çiçekler
Tek bir yürek kalmayacak bu simetriden yoksun
Ve ben gidiyorum bu kentten
Gizleyerek simsar bir geceye yüreğimdeki simyacıyı
Kentin tüm mezarları sihirbaz güvercin ve şapkası
Hala beynimin siperinde sirozlu meyhaneler
Hoşçakal Kızkulesi, Galata hoşçakal Nebahat’ın memeleri
Hoşçakal Sarayburnu, Kuzguncuk ve Kanlıca yoğurtçusu
Sismograflar sekiz virgül dokuz gösteriyor sonumu
Otuzyedi sene Sivas’tan geçmez gayrı yolum
Diyorsun ki; en güzel anılar an gelir unutulur
An gelir ölmüşlerin sağlarından çok olur
Unutulur deme bana / kibirli baharlar gibi
Çünkü güzel anları unutmak umutsuzluktur

Ben gidiyorum bu kentten
Kaç kulaçtır aşkın derinliği ömrü kaç
Sen ki sendikasız ellerimin serçe parmağıydın
Sana yarim demiştim ömrümün serdümeni
Çırılçıplak girdim ve yundum teninin serinliğinde
Serpiştim hayattan bir aşk boyu uzağa
Çünkü aşkın provasını yapmamıştım üstümde
Ben kaybettikçe kazanan şiir oldu ağlama sen
Ben artık duramam gidiyorum bu kentten
Hoşçakalın yılda bir maaş zammından başka umudu kalmayanlar
Hoşçakalın gençliğini bir ikram misali patronlara sunanlar
Çaresizliğin, baskıların ve kalleşliğin şehri hoşçakal
Yüzünü haramzadelere sunan erguvan ağaçları
Ve siz siyonist slogancılar sobeledim kıçınızı
Ve sen /soğuk gecelerin sokulgan sokak kızı
Sol yanım, solak yanım, sol anahtarımdı O benim
Solgun fesleğen kokardı ellerin sevdiğim
Yine de hatalı solladın her detayda sevgimi
Çünkü solungaçlarım yoktu bir balık olsam da
Bu sebepten soluksuzdum somut yaşananlara
Ellerin / kanatları fesleğen kokulu bir kelebekti ellerin
Yaprakları yolunmuş bir papatya misali ellerin
Bir tokat gibi yüzüme gerçeği söyleyecektin
Şimdi ben çıkıyorum ya tüm anılarından bu kentin
Ekmek ağaçları ekeceğiz ya yaktığımız ormanlara
Tek lokmamızı tek çıyana kaptırmadan
Sevdiklerimiz hiçbir söz cambazının söylevine kanmadan
Ben gidiyorum sevdiğim bu kentten / bu sokaktan
Yüzüm henüz size dönük, sövmeyin arkamdan.

Sevmedim dinlerinizi ve köylü kurnazlığınızı
Çünkü insanlık striptiz yapıyor sahte tarihler önünde
Hikmetinden sual eyledim yarab beni affeyle
Suçüstü çıplak şiir beynim suç aletimdir
Artık ağlama anne su geçirmiyor yüreğim
Ben suistimallere gebe ironik bir çelişkiyim
Ve sen popkorn sokakların hercai ponponu
Seni gidi sulu göz / suluboya aşklar kızı
Sen kaç yürekten yüreğime mülteci serçe
Nasılda pusulasız sevmiştim ömrümün celladını
Tasma alyansları gibi kalpleri de protez
Tüm hünerler püskül olsun diyorum kıçınıza
Tutunmak rafadan bir aşkın rahim anılarına
Kazanmak ve bulmak kolay aşktan gayrı her şeyi
Sil aşk radikal gözlerini ağlama sen sevdiğim
Kötülüğü unutmaz insan unutur da iyiliği
Gözyaşın ki raspalanmış ömrüme bir busedir şimdi
En fazla sadık bir refakatçiydim ağladığın aşklara
Ne kadar yaşanabilirse bir aşk kapitalist sığlıkta
Yoksulluğun rakibi - rekabeti olmuyor oysa

Bir aşk-ı vedadır gidiyorum bu şehirden
Uyumak istiyorum huzurla sultan-ı yegah yollarda
Suni solunum olsun ellerinin kokusu
son bir kez dokun bana
ve inan ki sevilen; yenilecektir bu somurtkanlar krallığı
İnan bana sevilen, yenileceklerdir umuda
Baharımız sonbahardır bu suratsız yapraklara
Yine de gözlerin deniz fenerim olacak ağlama sen
Bu yüzden hayat denizinde kıyılara
vurmayacaktır bu gemi
Nihayet gidiyorum bu kentten aldım şiirlerimi
Gel akşam derdinle, kederinle, cefanla gel
Rakkas eyle bıçak yalnızlığıma boşalmış şişeleri
Çünkü rötuşu ve rövanşı olmaz gerçek aşkın
Rutubet ve romatizma gibiydik sevgili ağlama sen
En dramatik rapsodi senin bir damla gözyaşın
Siz yine de çocukların ulaşamayacağı yerde saklayın
Çünkü prospektüsü olmaz ne şiirin ne aşkın

EKİM 2003

Hayrettin Turan
Kayıt Tarihi : 22.10.2006 16:35:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Toprağın altında gizli nehirler gibisin Karlar altında üşümüş bir çiçek Öylesine ıslak, mağrur ve ürkek Gecede kalan bir kuş gibisin Gün doğunca göçüp gidecek Belki de hiç dönmeyeceksin

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!