Genç yaşımda düştüm gurbet ellere
Yokluk gurbet ele bağladı bizi
Ne çileler çektim ne günler gördüm
Yokluk gurbet ele bağladı bizi
***
Ne bir yerim vardı nede bir yurdum
Bağlantı sağlamak için köprü olanlar acımasızca
çiğneneceklerdir
Köprü olmak isteyenler veya olanlar bilsinler ki
hep çiğneneceklerdir
Hakkı savunanlar için tek çare ölümdür ölüm
Hakkı savunanlar zamanla canından dahi bıkarlar
bıkmış olsalar dahi ellerinden bir şey gelmez
Hakkı savunanlar hemen hemen yok gibidir yoktur
Azabım bitecek mi ne dersin ben ne yapacağımı
şaşırdım her anım her günüm zindan var mı
edeceksin yok mu her ne yaparsan yap yalnız
hemen yap ne olursun hep senin dediğin oldu
bir kerede bu aciz kulunu dinle yalvarıyorum
Yaşadığım hayat beni ölüme razı etti fakat öldürmedi
yaşayan bir ölü yaptı
Yaşayan ölünün bütün hayalleri ve ümitleri ölmüştür
o ölemediği için azap çekmektedir
Gidene mi ağlarsın kalana mı
Giden gitti giden geri gelmeyecek
Giden dünyanın kahrından kurtulur
kalanın işi daha da zor olacaktır
Çoğunluk kör olduğunda azınlığın görmesi bir işe
yaramayacaktır
Dünyada bilgeler mi çoğunluktur yoksa cahiller mi
kimler çoğunluksa devran onların elindedir
Azrail gelip de canım alınca
Kalır kuru ceset boş yavaş yavaş
Sevdiklerim baş ucuma gelince
Akar gözlerinden sel yavaş yavaş
***
Kimi neden öldüğümü sorarlar
Kendi çıkarına yanıma geldi
Kolay gelsin dedi yanımda durdu
Birazcık ayakta hal hattır sordu
Sazım değiş bir babalık yap ded
Kendimce düşündüm bilmem neyleyim
Babayı anlatmak ne kadar zordur
İçimde yanıyor sanki bir kordur
Babasız yaşamak inan çok zordur
Şimdi seni arar olduk biz babam
Bir dağ misali önümüzde dururdun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!