Ben gelmedim dava için..
Seyreltilmiş coşkuların dahi
Terki bu rıhtımda
Bir deniz yok.
Acılarımın telvesi, kahve falımda.
Senden kalmış öyle bir yük varken şu sırtımda…
Senden iz yok,
Sen bakmasan da aynadaki sana bakıyor.
Zaman avucunun içinden boşluğa akıyor.
Yüzmeyi bilmeden mi gidiyorsun peşinden?
Ayırt edebiliyor musun kendini gerçeğinden?
Ölüyorsun, hayat damarların tıkanmış.
…
Hayalimizdeki ölüyle bir mezar beğendik oysa.
Kibrit çöpüyle yaktığın emeklere güneş doğsa.
İki kelime donsa soğuktan dudaklarında,
İki ayyaş olsak çocukluğumun sokaklarında.
Beyaz laleler istemişti,
Venüs benden;
Bahar dahi görmemişken
Henüz kinden,
Duvar dahi örmemişken
Aşk ihlaline.
Ben bir körüyüm sabahın.
Bilmem;
Gün ne zaman aydı,
Güneşe nereden çattık,
Bu gök ne karaydı,
Yumrukluyorum öfkemi hapsetmiş ihtilali,
Avucumda yıpranmış ruhumun arzuhali.
Halkasında bir toz tanesiyken Zuhal'in,
Nasıl çıkarım yörüngesinden şu halin?
Saçlarını ördüm kanser hüznün.
O bıçağı daha kaç kez kan kaplayacak?
Kendini bileklerinden kesmeyi bırak!
Göğüsüne acıyı zaten tan saplayacak
Kendini bilmelerinde bu geceyi bırak.
Ne engel var mutlu yaşaman için?
...
Kaybettim,
İstediğim herşeyi,
Bana değer veren kimseyi...
Yıldızların altında
Hiçkimseyim...
Donmuş.
Maziden çıkan bir duman asılı havada.
Solmuş,
zamanın renkleri bu manzarada.
Yağmur altında ıslanan bir veda.
...
Biz güneşi beklerken yağmur hızlandı.
Sorun olmaz,
Su birikintileri gözlerine dolmasa.
Zaten bu gözler yalnız senin için ıslandı.
Bilirsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!