Uzun zaman önce, kapım baharın haşarı rüzgârıyla yalandığında içeride miskin, bezmiş bir nefes gibi tutuyordum kendimi.
Sen de bilirsin öyle halleri, mahpustum kendi lojmanıma.
Birilerinin insani olmayan halleri beni insanlığımdan alıp götürmüştü. Beni resmen süpürmüştü.
İçinde askeri zamanlarım; bilimum el bombası, patlamaya hazır fünyelerim, acılı g-3’lerim, paslanmaz silahlarım vardı. Her an savaşa hazır ışıldayan demirlerim.
Başkası yoktu. Canıma kıyacak kadar caniydim.
Sokakta bıraktığım muhlis hırkanın içindeki adam giremiyordu uykularıma.
Ne değişti? Nasıl kıvrandım böyle ansızın?
Biri bir koca görür rüyasında:
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, sedire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
$en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
Kutu gibi bir dairede otururlar.
Devamını Oku
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, sedire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
$en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
Kutu gibi bir dairede otururlar.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta