Uzun zaman önce, kapım baharın haşarı rüzgârıyla yalandığında içeride miskin, bezmiş bir nefes gibi tutuyordum kendimi.
Sen de bilirsin öyle halleri, mahpustum kendi lojmanıma.
Birilerinin insani olmayan halleri beni insanlığımdan alıp götürmüştü. Beni resmen süpürmüştü.
İçinde askeri zamanlarım; bilimum el bombası, patlamaya hazır fünyelerim, acılı g-3’lerim, paslanmaz silahlarım vardı. Her an savaşa hazır ışıldayan demirlerim.
Başkası yoktu. Canıma kıyacak kadar caniydim.
Sokakta bıraktığım muhlis hırkanın içindeki adam giremiyordu uykularıma.
Ne değişti? Nasıl kıvrandım böyle ansızın?
Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Devamını Oku
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta