Ağaca yaslanmayan,
Devrilir diye bilen;
İnsana dayanmayan,
Öleceğini bilen.
Arsız, yolsuz olmayan;
Aşkı dergahında okudum,
Gönül tezgahında kavruldum.
Aşkın anlamını öğrendim,
Kalbe nakış nakış dokudum.
Bir deli sevdaya tutuldum,
Anlayışlı olup üzülüyorsun
Huzur arıyorsun bulamıyorsun
Herkese taht lütuf edilmiş gibi
Kaçıyorsun, uzaklaşamıyorsun
Hayat istikbali tozlu kitap
Sevda denen o lütfu
Nasıl göz ardı edeyim
Sevgi ile dolan bu gönlü
Mühür vurup nasıl dizginleyeyim
Gece gece oturdum
Mâzide ne yaşamışım
Ağlıyor ve gülüyorum
Yıllar sonra defterime
Yazdıkça yazıyorum
Deli gibi yaşamışım
Bir zaman aşka tutan,
Dertle yakıp kavuran.
Unutmam, unutamam,
Nazlı mı nazlı cânân.
Sensin şu gönlüme kamber,
Gün aydın olduğunda,
Güneş bize parlarken,
Ben senin sevdanda,
Sense benden kaçarken…
Hiç mi sızlamaz için?
Kurttur içten kemiren
Koca çınar deviren
Her insana güvenme
Hak içinse geç serden
Tanı ki Kendini
Gül gibi gözlerine
Melek nurlu yüzüne
Bakmak ister bu deli
Canını verse dahi
İçimde bir sızı var
Ruh emir verdi mi?
Beden duyguları gizleyemez mi?
Sevdasını, samimiyetini
belli ettirmeden
ruh bedene hükmedemez mi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!