İçimdeki Çocuk Şiiri - Fatma Bilkay

Fatma Bilkay
10

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

İçimdeki Çocuk

Ne çok uzandı elleri, gözleri içimdeki çocuğa anne… Yüzümün avurtları koşar adım saklandı saçlarımın arasına utanç çığlıklarıyla bir bilsen! .. Yeni. yeni filizlenen kaç tomurcuk kırıldı yüreğimde çetelesini tutamadığım, tenimin tenime kaçtığı anlarda…
Şimdi kapının kilidini üç kez çevirip kilitliyorum, sık sıkı kapatıyorum perdeleri. Yeniden yeşerecek filizlerimi kırmasınlar diye… Beynime, yüreğime askerler dikiyorum sürekli, her kırılan filiz; biraz daha yokluğa sürüklüyor ayıklarımı, gücüm tükeniyor birer. birer ölüyor serçeler sen bilmiyorsun anne, sen görmüyorsun! ..
Eteğinin kıyısından teğet geçiyor ellerim, sen yükünü almış doğu trenine koşarken. Ben hala sokaklardan korkan bir çocuğum anne… Hala yüreğime doldurduğum soruları sana soramayan, çocuk tenimi acıtan amcaları sana söyleyemeyin, geceleri ışığı söndürmeden yatan ve hala senin sıcaklığını arayan bir çocuğum biliyor musun anne? ..
Hep “iyi bir kız ol” derdin. Kötü kız nasıl olur, iyi kız nasıl olur; bunun ayrımını neye göre nasıl yaparım anne? Doğru nedir, eğri nedir? .. Çekip gitme anne, cevapsız sorular yumağı beynim! ..
Ben ne zaman büyüyeceğim anne? Geçeler ve sokaklar üstüme, üstüme geliyor. Üşüyorum, üşüdükçe küçülüyorum, küçüldükçe korkuyorum anne, korkuyorum! ..
Ben neyim, büyük müyüm küçük mü, kimim ben, babam nerede, kim? Geceleri daha yatağım ısınmadan döve döve beni kaldıran; seni hep ağlatan o adam deme sakın anne, deme! Ne olur anne deme. Senin baban yok de anneee, senin baban yok! .. Dün dediğin gibi “senin kemsen yok” de anne yok de! ..
Hep ölümü çağrıştırıyor sözlerin. Oysa ben bir ölü bile görmedim daha. Ölüm nasıl bir şey? Sokakta kalmak mıdır, çöpten ekmek toplamak mıdır, köprü altında yatmak mıdır; yoksa, yoksa mezar taşına sarılmak mıdır, soğuk mudur, sıcak mı? Onu anlat bana anne, onu anlat! ..
Mutsuzlukla yorgunluk aynı şey midir, bayram nedir? Bacaklarım titriyor, içimin kanı çekiliyor. Derin bir kuyuya kapanıyor gözlerim! .. KORKUYORUM,Üşüyorum anne üşüyorum, biliyor musun? ..
Fatma Bilkay 31.12.2006

Fatma Bilkay
Kayıt Tarihi : 22.1.2007 12:17:00
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


bu yazının ikayesi gerçeğin kendisi...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Celal Dost
    Celal Dost

    Tek kelimeyle muhteşem.....

  • Hasibe Ayten
    Hasibe Ayten

    Yaza yaza,tüketeceğiz sevgisizlikleri.

    Kutluyorum...

  • Yaşar Bayar
    Yaşar Bayar

    Merhamet varlığın ilk mayasıdır. Onsuz, her şey bir bulamaç ve kaostur. her şey merhametle var olmuş, merhametle varlığını sürdürmekte ve merhametle nizam içindedir.Gökler ötesinden gelen merhamet mesajlarıyla, yer, düzene kavuşmuş; semâ tesviye görmüştür. Makro-âlemden mikroâleme kadar her şey, hayranlık uyaran bu âhenge ve çelik çavak işleyişe merhamet sayesinde ermiştir. Bu hareket ve işleyişte her şeyin, ebedî var oluşta kazanacağı hâl ve alacağı durumun provası yapılmaktadır. Ve bütün varlıklar bu istikamette bir çırpınış içindedir. Her çırpınışta nizam ve intizam nümâyân, her sıçrayışta merhamet şûle-feşândır . Titreyen havanın letâfetinde, raks eden suların kıvrılışında, burnumuzun dibine ve ayağımızın ucuna kadar gelen bu dâsitanî rahmeti görmemek mümkün mü?

  • Burhan Gündoğan
    Burhan Gündoğan

    Fatma Hanım,

    Öncelikle şunu söyleyeyim: Şiirinizin biçimselliğine bakarsak bazı hataları görüyoruz. İlkin ikilemelerin arasına virgül koymuşsunuz bunu düzeltirseniz güzel olur. İkincisi okuyucu biraz bocalar. Aralıklarla olsaydı dizeler şeklinde daha bir rahat okunurdu.

  • Yaşar Kılıç
    Yaşar Kılıç

    Ne çok uzandı elleri, gözleri içimdeki çocuğa anne… Yüzümün avurtları koşar adım saklandı saçlarımın arasına utanç çığlıklarıyla bir bilsen! .. Yeni. yeni filizlenen kaç tomurcuk kırıldı yüreğimde çetelesini tutamadığım, tenimin tenime kaçtığı anlarda…
    Şimdi kapının kilidini üç kez çevirip kilitliyorum, sık sıkı kapatıyorum perdeleri. Yeniden yeşerecek filizlerimi kırmasınlar diye… Beynime, yüreğime askerler dikiyorum sürekli, her kırılan filiz; biraz daha yokluğa sürüklüyor ayıklarımı, gücüm tükeniyor birer. birer ölüyor serçeler sen bilmiyorsun anne, sen görmüyorsun! ..
    Eteğinin kıyısından teğet geçiyor ellerim, sen yükünü almış doğu trenine koşarken. Ben hala sokaklardan korkan bir çocuğum anne… Hala yüreğime doldurduğum soruları sana soramayan, çocuk tenimi acıtan amcaları sana söyleyemeyin, geceleri ışığı söndürmeden yatan ve hala senin sıcaklığını arayan bir çocuğum biliyor musun anne? ..
    Hep “iyi bir kız ol” derdin. Kötü kız nasıl olur, iyi kız nasıl olur; bunun ayrımını neye göre nasıl yaparım anne? Doğru nedir, eğri nedir? .. Çekip gitme anne, cevapsız sorular yumağı beynim! ..
    Ben ne zaman büyüyeceğim anne? Geçeler ve sokaklar üstüme, üstüme geliyor. Üşüyorum, üşüdükçe küçülüyorum, küçüldükçe korkuyorum anne, korkuyorum! ..
    Ben neyim, büyük müyüm küçük mü, kimim ben, babam nerede, kim? Geceleri daha yatağım ısınmadan döve döve beni kaldıran; seni hep ağlatan o adam deme sakın anne, deme! Ne olur anne deme. Senin baban yok de anneee, senin baban yok! .. Dün dediğin gibi “senin kemsen yok” de anne yok de! ..
    Hep ölümü çağrıştırıyor sözlerin. Oysa ben bir ölü bile görmedim daha. Ölüm nasıl bir şey? Sokakta kalmak mıdır, çöpten ekmek toplamak mıdır, köprü altında yatmak mıdır; yoksa, yoksa mezar taşına sarılmak mıdır, soğuk mudur, sıcak mı? Onu anlat bana anne, onu anlat! ..
    Mutsuzlukla yorgunluk aynı şey midir, bayram nedir? Bacaklarım titriyor, içimin kanı çekiliyor. Derin bir kuyuya kapanıyor gözlerim! .. KORKUYORUM,Üşüyorum anne üşüyorum, biliyor musun? ..
    içinizde ki çocuk hep mutlu ve huzurlu olsun
    güzel dizelerdi devamı gelir inşallah şiirlerinizin
    selamlarımla esen kalın

TÜM YORUMLAR (7)