“Yarın unutulur, silinir geçmişin bütün izleri.”
Öyle demişti
ruhum bedenimi terk ederken.
Yarınlar ne kadar yakın,
ne kadar da sonsuz uzak.
Herkes seçimlerinin bedelini öder.
Ama bazı seçimler vardır
ömrün omuzlarına çöker.
Bir adım atarsın,
altından zemin çekilir;
koca bir boşluğa düşersin.
Hayat kayıp gidiyor avuçlarımdan;
hissediyorum, yolun sonu görünüyor.
Hızla yaklaşan bir karanlık var,
nefesimi kesen bir sızı.
Şiddeti kalbime çarpıyor,
birer birer çekiliyor uzuvlarımdan can.
Seni ne zaman düşünsem
arkasından bir durgunluk çöker bu kente.
Ne yapsam, nereye gitsem
hep aynı yalnızlık izler peşimi.
Gelsen…
Bir çalsan kapımı,
Ve biz,
asırlar geçse de
sevgiye hasret göçeceğiz.
Ne kadar çok seversek sevelim,
sonunda
sevgiye mağlup
Bana seni sorsalar;
kendi gözlerimden bile sakındığım,
bakmaya kıyamadığım,
keşfettiğim en güzel şey derim.
Sana olan sevdamın ölçüsünü sorsalar;
İnsanoğlu en çokta,
koca bir şehrin kalabalığında yalnızlaşırmış.
Mesele kimsesiz olmak değildi, kimse olamamaktı.
Sen, sevgilim;
Yüreğime açtığın yaradan
Yıktığın hayallerden bir haber yaşıyorsun.
En yakınıma gelmiş
yüreğime dokunmuştun
Şimdi ise en uzağımdaki yabancısın.
Bir memleket kalabalığında,
nasır tutmuş gönüllerin arasında
yüreğim,
rotasını kaybetmiş bir gemi gibi
sürüklenir durur boşlukta.
Acılar,
Yine gecenin en sessiz, en kuytu saatleri.
Şiddetli bir rüzgâr,
keskin bir soğuk;
puslu bir gökyüzü,
göz gözü görmüyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!