Bir ah değil,
bin ah! etsem neye yarar
istediğin kadar seviyorum de
istediğin kadar haykır sevdanı
sesini,duyuramadıktan sonra
söyle,neye yarar
Uçsuz bucaksız maviye çalardı
bakir koylara benzerdi gerdanın
dağlarında yükselen ağaçlar gibi sık
gür ve dalgalıydı siyah saçların
Dağların zirvesindeki karlar gibi
Canım merhaba...!
dile kolay tamı tamına,onüç yılı geride bıraktık,
beraber dolu dolu.
tanışmamızdan sonra,dört kocaman yıl bekledik,
nikah memuruyla tanışmak için.
sen,bembeyaz gelinlik,bende damatlıklarımı giydim.
Komşu köyün dilberi
Saçları var bukleli
Aklım aldı başımdan
oy! amanın aman
Yanakları gamzeli
Sen gittiğin günden beri
Tarifsiz sancılar kapladı bedenimi
Ne kadehimdeki mey, nede sigaram
Seni untturamadı, yakamoz gözlüm
Gecenin bir yarısında,aklıma düşüyorsun
Ben ne yangınlar gördüm
Ateşi közü olmayan
Yürekleri eritip dağlayan
Ben dumansız yangınlar gördüm
Aşk böyledir işte
Yüreğini ateş basar aniden
Sana göre bitmiş bir oyun
Benim için bir aşk masalı
Geceler şahidim olsun ki
Bekledim tekrar anlatmanı
Sen,
Ben masumum deme sakın
benim kadar sende suçlusun
beraber yarattık ihaneti
belki bedende değil ama
yürekte aldattık.
DEDİ Kİ!
ÖMRÜM oLur musun..!
SiLinsin senden başka her şey;
Sen kaL en değerLim oLarak,
KaLbimin baş köşesinde..!
Beni unut diyorsun
seni unutmak
o kadar
kolay mı sandın
hem de
her şeyden vaz geçmişken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!