Sensiz beyaz güller beyazlığının
Kırmızı güller kırmızı bir gül olduğunun
Farkında bile değil.
Büyüyüp açan son çiçeğim benim
Çiçekler içinde en güzeli sensin.
Seninle filizlenip seninle solmak istiyorum.
Vakitlerden pembe ve siyahın
Şiir gibi teninde öpüştüğü güzel kadın.
Mevsimlerin ulaşılmaz güzelliği
Kaygı dolu günlerimi unutturan ilk gökkuşağım
Sayısız umutlarımın rüzgargülü
Müsterih oluşumun sebebisin.
Hengame sokakların dolaşan ayağı
Nasırlıydı bütün gece.
Mahallenin ayakta olduğu vakitlerde
İki kelimeyi bir araya getiremeyip
Müteessir olduğu zamanlarda şairdi.
Çatıdaki kuşların,
Antik bir Roma heykeline benzeyen o seyredilesi duruşun asaletin
Kalbimin atışlarında fırtınalar koparıyor.
Nefes aldığım her şeyde senin yarım kalan hazların var
Her gece her saat büyüleniyorum güzelliğinde.
Eğer sen bir şiire hasret olsaydın
Pencerene vuran yağmurları
Görmezden gelmezdin.
Onlar benim sana yazdığım en güzel şiirlerimdi.
Hiçbir şeyimin sende merak uyandırmadığını
biliyorum.
Mutluluğu unutmuş çocuk.
Hadi uyan!
Karanlık gecenin vahşi tanrıları sarmış bu şehri!
Rüyalar yok ağlayan çocuklar görünmüyor artık!
Biraz sabır biraz kuvvet
Kırılmam,darılmam inan!
Dünyayı terk eder mi kurşun?
Tankların ağırlığını kaldırabilir mi kuşlar?
Bir çocuk öldüğünde kanat çırpmaya müsait midir gökyüzü?
Yaşayabiliyor mudur hala bir annenin kalbi?
Kefen giymiş çocukların gözlerini yiyor mudur böcekler?
Didik didik ediyor mudur kuşlar böcekleri?
Morarmıştı kuşlar
Pembe güller dökülmüştü
Dağ çiçeği ağlıyordu
Kırıktı kelebek kanatlı
Kapalı gözleri kış gibi yağıyordu geceye
Dudakları gün ışığı oluyordu
Bütün gece sizin mahallede ışıkların sönmesini bekleyip,
Yağan yağmura ve rüzgara aldırış etmeden,
Karşı apartımanın saçağına gizlenip,
Daha sonrada senin pencerene,
Mutluluk zerzevatçısı diye bağırıp kaçan o deli bendim sevgili.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!