Aramızdaki her şeyin bittiğini
Kibar bir şekilde illa sana
Bi şiir git ya!
Diyerek...
Haykırmam mı gerekiyor?
Sevgili Hayat,
mektubumun sana ulaşması gibi bir niyetim ve gayretim olmadığını öncelikle bilmeni isterim. Son zamanlarda mevsimlerden nefret eder oldum.Çok telaşlı olmalarını sevmiyorum. Neden böyle bir durum içersinde olduğumu söylemeyeceğim.İki gündür inanılmaz kabuslar ve rüyalar görüyorum.Kapılarım tekmeleniyor, kaçmaya çalışıyorum. Bana yapılanlar karşısında boynumun bükük olması güçsüz oluşumdan değil, pişmanlıklarımın hatalarımı örtmeyecek kadar beni sorgulaması oluyor. Sen yalnızlığınla beni içinde tuttuğun gibi güzel, sen tanınmak için değil, seni ölene kadar öğreneceğim için yaşamak için varsın.Ben senin karşında küçülürken, vermiş olduğun nasihatlar karşısında ise hala büyüyorum. Mektuba benzeyen bu karışık duygularımı, benden büyük Yorgo ve Orhan ile beraber, Karacaahmet'in altından Haydarpaşa limanına denize doğru yürüyüp,Yorgo'nun ölen karısına olan aşkını, Orhan'ın unutamadığı Aliye'sini dinleyip, ucuz fahişelere,yalancı sarışınlara, utanması olmayan esmerlere kapıyı kapatıp, müstehcen şiirlerimi yanıma alarak noktalıyorum.
Ben,İbrahim Çalıkoğlu.
Şiirlerimin mısralarına gizlenen güzel kadın
Bugünüm de sensiz geçti.
Ben ibrahim,
Bembeyaz çarşafların üstündeki ulan!
Ağlamaklıyım biraz bu vakitler
Yokluğun affedilmeyecek kadar büyüyor içimde.
Korkuyorum,bilinçsizim...
Kalbim İstanbul'un en karanlık yeri
Takvimler yapraklarını döküyor bir bir
İnsan çaresiz bir yalnızlık içinde kaldığında
Bir kibrit tanesi alevi kadar ömür biçiyor kendine.
Her gün seninle alevleniyor gecelerim
Bütün sabahların durduğu yerdeyim.
Her gün alışılmış şeylerin dışında yaşıyorum seni.
Kül olacağımı bilsem
Seni çok özledim
Çabuk gel sevgilim
Bir hoş geldin'e oluyor çayın?
Dudaklarına değecek yeni özlemler biriktiriyorum içimde
Dudakların,ellerin,saçların karışıyor vücuduma
Sihirli bir tılsım gibi iliklerime işliyorsun.
Her gece her sabah güneş batmadan doğmadan önce en eşsiz dakikalar en güzel renkler seninle başlıyor
Her zerreni minik minik öpmek koklamak geçiyor içimden
Sana dokunduğumda vücudum renk değiştiriyor gibi oluyor.
İstanbul'u görüyorum,beyaz teninde
Çaresiz bir akşam üstünü tarif ediyor geceye bakan gözlerin
İstanbul'u görüyorum,beyaz teninde
Bir kadının yanağına şiirler yazılıyor;
Virgüller, noktalar,mısralar içinde.
İtiraf etmeliyim ki
Sarı saçlarının
Mavi gözlerinin
Beyaz teninin önünde
Yırtık çorabımın
Yırtık donumun
Sensiz beyaz güller beyazlığının
Kırmızı güller kırmızı bir gül olduğunun
Farkında bile değil.
Büyüyüp açan son çiçeğim benim
Çiçekler içinde en güzeli sensin.
Seninle filizlenip seninle solmak istiyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!