Çocuktum,bilmiyordum.
Havaya doğru boynum yukarda
Hiçbir zaman korkuyla bakmadım sana.
Her gece pencereden baktığımda
Aynı yerde neden beklerdin ki beni?
Anladım ki ergenlik çağımdan sonra
Ben böyle aşkın
Anasına avradına
Güller atayım.
Dikenleri;
Memelerine batsın!
Bir gece yarısı İstanbul'da
Gecenin bilinmeyen bir saatinde
Tüm düşlerimi sana mecbur bıraktım.
Birbirinden sanaperest hayaller
Onlarda koştular peşinden.
Aslında içimde yıldızları yakmak isterken
Kim bilir;
Belki bizim de temiz denizlerimiz olur.
Belki yaşamak için yeni kelimeler düşünür
İçimizi ısıtmayan yalanlar saklarız
Onların duru olmayan çirkin sularına
Gökyüzüne,karanlıklara,sokağa...
Denizi arkama alalı
Bilinmiyordu akşamlarım.
Ben ilk kez kaybolmuştum
İnsanların arasında
Böyle bir sokakta ilk kez yürümüştüm.
Fransız sokağında sarhoş olmuştum ilk kez
Bana gelmediğin her bahar vaktinde
Yazı bitirip sonbaharı umursamadan
Kışa geçiyorum kendimce delice...
Geçmiş sene önce çıkardığım paltonun kokusu
Sırtıma girmeden yavaş yavaş
Başımın tren vagon penceresindeki hali
Farkında mısın?
Seni seviyorum.
Öyle böyle değil yani
Yüzüne konuşmaktan çok
Mısralardayım.
Arı kanadında saklı
İğne giydirilmiş;
Dikenli düşlerim...
Her zehirli petekte
Gözlerini arıyorum.
Bugün aşk varsa yarın ayrılığın olmayacağı ne malum.
Her düşünce kendi sahibine ait olmuşsa eğer
Ne günahını bil ne sevabını tanı
Yalandan uzak dur!
İşte o an büyük bir heyecanla beklersin cennet ve cehennem kapısını.
Ne melekler gördüm gördüğümü sandığım bu dünyada.
Yalnız mı kalırım sandın
Bu hâlimle bu alemde yanıldın
Zalimsin,beyhudesin sen.
Şimdi gökyüzünde uçuşan kuşlar var
Adaların karşı tarafında
Kendine yer edinmiş kedi kokulu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!