Ben oğlunuz Abdullah,
Gelişmişim maşallah,
Yolumu gözleyiniz
Geleceğim inşallah.
Bizler Kocaman eriz,
İstanbul’da bir Acar kent bir Avcılar,
Mardin’de ise bir Acar köy bir Avcılar,
Biri Acar diğeri Avcılar komşu bunlar
Dayı yeğen olmuş artık kopamazlar.
Vaktiyle kavga etmiş kafa yarmışlar,
Bizim Acar köye gittim güzelim evler harabe olmuş,
Toprak damlar çökmüş virane olmuş yok olmuş,
Avlu duvarları yıkılmış taşlar yollara savrulmuş
Anlayacağınız Acar köyün hiç bir tadı kalmamış.
Köyün doğusu canlı ama batısı felakete uğramış,
Hani Acar Köyü vardı,
Evler kıbleye bakardı,
Her taraf çiçek açardı
Çiçekleri mis kokardı.
Yardıma herkes koşardı,
Seni görür görmez sevdim âşık oldum,
Aradığım bayan budur dedim tutuldum,
Gönlünü sevdim gözlerine vuruldum
Nerden çıktın karşıma Can Cavidem.
Nerden çıktın karşıma bilmiyorum,
Yıl bin dokuz yüz otuz sekiz,
Gün on kasım üzüldük hepimiz,
Sabah Saat dokuzu beş geçe
Aramızdan uçup gitti atamız.
Ankara Dolmabahçe yas içinde,
Bana on üç gün kaldı,
Heyecan beni sardı,
Netice ne olacak
Umudum ona kaldı.
Netice ne olacak,
On dört şubat geldi geçti olmadı sevgilim,
Olmadığı halde yollarda kaldı gözlerim,
Konuşmadı sustu kenetlendi ağzım dilim
On dört şubat gelmiş geçmiş bana ne?
Herkesin bir sevgilisi var benimse kedim,
Bu gün özel bir gün kalk uyan,
Yolunu gözlüyor aşkından yanan,
Zaman kaybetme haydi toparlan
Bu gün on dört şubat haydi hızlan.
Hediye al alamazsan al bir çiçek,
Onlarca yıl önce on altı mart,
Kara çarşamba gününe inat,
Taşmıştı Meriç Dicle ile Fırat
Doğmuş sevgili aşkım Murat.
Elim kolum bükülmez bileğim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!