Gönül ki sever Nefis ki ister
Alem senin olsa, olmayan ütopya hayallerini süsler
Ne zaman anlarsın helalin uçsuz bucaksızlığını
Sırtına vurunca acısı Bir damla göz yaşının
Gelin yıkalım bu nefsin kalesini
Boşuna mı sanırsın ihtiyarın küçülen dünyasını
Nefsinle savaşın en şiddetli anındasın
İstediğini bilmezsin, desinler derdindesin
Esasında neşeli şarkıların söylendiği
Zemherinin ulaşamayacağı battaniyenin sardığı
İki nefesin sıcacık kucaklaştığı yerdesin
Açan çiçeği seyreden iki çift gözün hasretindesin
Islak tenlerin sarılmasıyla çakacaksa şimşekler
Dudakların okşayışı yakacaksa ateşler
Saçların saçlarıyla karışırken
Gözler gözlere hayranlıkla bakarken
Ayazın ataşında titrek soluklardan çıkan buğu
Birbirine karıştıkça damlayan Kevser suyu
Dört elin kenetlenmiş parmakları azametin huyu
Bir olmak, canımın içi demek işte vuslatın sırlı yolu
Helalin Helaliyle olmak ille de helalinle olmak
Öte hayal dudaktaki zehir
Parça parça olmuş takatsiz nehir
Çehrende izlenir Bilemezsin kılıç yarası
Bir lokma ekmek bilesin kaymak olası
Pınardan akan yürek soğutası
Ne aşkı ne sevdası muhabbeti olası
Bir yudum kahve kokusuna hayran kalası
Zannetme senin hayalin bir kese altın
Dağlar altınsa anca taşa bakarsın
Başın yastıkta korkusuz kaparsın,
Helalin, helalim dediğinde sarar yatarsın
Sanma ki Bülent az koştu ateşin harında
Anca anladı aklı başına varanda
Hiç olmazsa sen yanma feyiz alanda
En temiz suyu iç te yüzün ak pak olanda
Helal değilse sevdim deme Hınzır eti yeme
Elli bin doğrun olsa ne yazar Haramı bilmeyene
Kitabı sen yazmadın Okuyanı geveleme
Zahir zaman imkanıyla Sevdiğini zedeleme
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 00:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!