Hz.MEVLÂNA (K.S.) Şiiri - İlhami Erdoğan

İlhami Erdoğan
672

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Hz.MEVLÂNA (K.S.)

Aşk gelince, sînelere kavurur,
Âşıklar ki, ihtiyârsız yol yürür!
Gözün gayrdan, mahbubuna çevirir;
Sıdkile bakmayan, göz eğri görür!

Derimiz ki, iskeletten ârîdir,
Görmeyen göz, anlamaktan beridir,
Hakk diyene, mükâfatı nûrudur;
Sıdkile bakmayan, göz eğri görür!

İşin sırrın, bir bilene sor hele,
Tefekkür et, fikret, aklı yor hele,
Asla bakıp, sâdakatle gör hele;
Sıdkile bakmayan, göz eğri görür!

Hakk'a sığın, teslim ol ki özünden,
Zerre dâhi, kaçamasın gözünden,
Anlaşılmaz, neye baksan, yüzünden;
Sıdkile bakmayan, göz eğri görür!

Yıldız görür, Güneş bilir yanılır,
Günde yansa, Gün olûben anılır,
Düşün anla, sema niçin dönülür?
Sıdkile bakmayan, göz eğri görür!

Nimet dermek, mümkün değil meşk ile,
İşin başı, samimiyet aşk ile,
Tazarruyla, çeşmden gelen eşk ile;
Sıdkile bakmayan, göz eğri görür!

Kalp muhabbet Od'u ile tavlana,
Cezbedardı, ol hazret-i Mevlâna,
Hakk dedikçe, başlar aşkla cevlana;
Sıdkile bakmayan, göz eğri görür!

Asırlar var, Güneş gibi ışır o,
Kulu alır, Hakk katına taşır o,
Ozan İlo'm, GÜL'e bağlı beşir o;
Sıdkile bakmayan, göz eğri görür!
16.12.2008/17.07

''Ey ortağı, benzeri bulunmayan, pâk, kutsal Rabbimiz! Bize yardım et ve günahlarımızı
bağışla. Bize ince, derin mânâlı, tesirli güzel sözler ilham et de, onlarla duâ ederek
senin merhametini kazanalım. Ya Rabbi! Duâyı ettiren, bizi sana yalvartan da sensin,
duâyı kabul eden de sen. Ümit de, emînlik de, korku da, mehâbet de senden
gelmektedir. Ey söz sultanı! Biz yanlış söyledi isek, sen düzelt. Her şeyin düzelticisi
sensin. Allah’ım sen de öyle bir kudret, öyle bir güç var ki, onunla dilediğini, dilediğin
şeye çevirirsin.

Biz Hakk yoluna düşmüş sûfileriz. Biz padişahlar padişahının nimetlerini yiyenlerdeniz.
Ya Rabbi! Bu kâseyi, bu sofrayı ebedî kıl, kıyamete kadar yaşat!

Ey sıfatları açıkta olan, görünen, zâtı can gibi gizli olan Allah’ım! Senin zâtına yemin
ederim ki, benim bütün dileğim, arzum, bütün isteğim, ancak sensin, ben seni
seviyorum, seni istiyorum, başkasını değil! Allah’ım bana acımaktan vazgeçme...

Ey güçlükleri kolaylaştıran Allah’ım! Sen bize dünyada da, ahirette de iyilik ver, güzellik
ver! Allah`ım bizim yolumuzu gül bahçesi gibi güzelleştir, varacağımız yerde sen bulun,
konak yerimiz sen ol, yürüdüğümüz yol bizi sana götürsün, sadece cennete değil.

Allah’ım bizi hareket ettiren güç de, bizim var oluşumuz da, senin lûtfun, ihsanınındır.
Varlığımızın hepsi de sendendir. Senin eserindir, senin icâdındır. Yok olan bizlere,
varlık lezzetini sen tattırdın, sonra tuttun, var gibi görünen bizleri kendine âşık ettin.
Bizlere verdiğin mânevî varlık lezzetini, lûtfettiğin nimeti geri alma. Allah’ım, sen bize
bakma. Bizim yaptıklarımızı görme, sen, kendi lûtfuna, kendi cömertliğine bak...

Ey benim hâlıkım, yaratıcım, sen beni belânın şerrinden muhâfaza et, fakat onun
yüzünden gelecek lûtufdan, ihsandan da beni mahrum etme. Rabbim gördüğüm,
uğradığım belâlara karşı, lûtfet de şükredeyim. Geçip gidince de neden şükretmedim
diye hasret çekmeyeyim.

Allah’ım adam olmayanların canları bile lûtfunla adam oldu; canlara ulaşan ve onları can
yapan ancak Sen’in lûtuf ve kerem elindir! Ben aşağılık, günahkâr bir kulunum; benim
başarabileceğim temizlik ancak bu kadardır! Ey kerem sahibi Allah; elimin ulaşamadığı
yerlerin, içimin, gönlümün temizliğini de sen lûtf et! Allah’ım ben dış yüzümü pislikten
arıttım, temizledim; iç pisliklerden de bu nâçiz dostunu sen yıka, sen arıt!

Ey Allah’ım, bu gam ancak işlediğim günahın karşılığıdır. Allah’ım sen noksan
sıfatlardan münezzehsin! Zulümden, sitemden berîsin, temizsin; hiç suçsuz bir kişiye
dert verir misin? Gam verir misin? Ben ne suç işledim, katî olarak bilmiyorum ama,
başıma gelen derdin sebebinin bir günah olduğunu biliyorum. Allah’ım, sebebi nasıl
örttü isen, lûtfet, o suçu da ört, gizle...

Ey akıllar veren Allah’ım! İmdâda yetiş, her şeyi ancak sen dilersin, sen yaparsın, hiç
kimse bir şey dileyemez ve yapamaz. Evvel de sensin, âhirde sensin. Allah’ım bize
emirler verdin, tekliflerde bulundun. Kullukta bulunmamızı diledin. Lûtfet de secdeye
rağbetimizi artır. Bize ibâdet zevki ver!

Rabbimiz sana kavuşacağımız, seninle buluşacağımız gün bizi nurlandırdıkça nurlandır.
Rabbimiz günahlarımızı affet, bize mağfiret elbisesi giydir! Rabbimiz bizim insanlarla
aramızda olan dargınlıklar, kırgınlıklar, ancak bedenimizin yüzündendir. Rabbimiz şu
beden duvarının ötesindeki dostluk bahçesi, aşk bahçesi ne de güzel bir bahçedir, ne de
hoş bir bahçedir. Rabbimiz şu duvarı kaldır da aradaki engel, aradaki düşmanlıklar yok
olsun! Rabbimiz gerçekten de günahlarımız yüzünden senden utanıyoruz, özür
dilemedeyiz.

Ey gâibleri bilen Allah’ım! Bizi nefsin hileleri, kötü düşünceleri, kayaları altında ezme.
Ey arslanlar yaratan Allah’ım! Eğer, biz bir köpeklik etti isek, nefs-i emmâre arslanını
pusudan çıkarıp, üstümüze saldırtma. Aslında bize mânevî kuvvet veren, hoş, tatlı su
gibi olan ibâdetlerimizi, iyiliklerimizi, yapılması zor, ateş gibi yakıcı gösterme. Hakikatte
ateş olan ve bizi felâkete sürükleyen günahlarımızı, dünya sevgisini de, bize hoş, latîf
su gibi sevdirme.

Ey sırları bilen Allah’ım! Bu varlıkların birbirlerini çekmelerinden, cezbetmelerinden lûtfun
ile bize aman ver; bizi bunlarin cazibesine kapılmaktan kurtar da, kendine doğru çek!
Sen, birbirlerini cezbeden, çekip duran varlıklardan çok üstünsün! Bu âciz ve günâhkar
kullarını Sen çek al; bu sana yaraşır! Onları bu dünya cazibesinden halâs et!

Allah’ım bu bahçeyi sonsuz baharının lutfu ile dâima yeşert, yemyeşil, ter-ü taze sakla!
Allah’ım, bu duâya, sen de âmin de! Zâten duâ da senin duân, âmin de senin âminin.''
Hz.Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî(K.S.)

İlhami Erdoğan
Kayıt Tarihi : 16.12.2008 19:09:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!