Biliyorum,
Uykudasın.
Ben değilim.
Öyle acı çekiyor bedenim.
Sirke, kaya tuzu ve su içinde
sağ yanım.
Sol yanım
hasretinin ipek böceği.
Baba, ana ve kardeş içinde
sağ yanım.
Sol yanım
ateşinin cılız çırası.
Hal böyle iken,
uzar da gider
kıvrık dizeler.
Sabaha uyarda gider
kafası bir dünya heceler.
Dağlar tren olur,
bulutlar kendi beyazlarında esir.
Bir uçak süzülür
kara perdenin ışıltılı taşları arasından
belirgin:
— "Dedeme, babaanneme selam söyle!" der,
Alın Kalesi’nin tahtındaki
renkli kelebek.
Ah, şu yalnızlık
Kibelesi mesafeler,
Sizedir şimdi
ah-ı ömrümün son sözleri,
Cevap verin!
Açın, işitmez kibirli kulaklarınızı!
Hangimize işçidir
yolunuzun uşağı?
Hangimizin kulu, kölesi?
Cevaben gelir
yoksul cebinizden
bir ağır sessizlik,
bir duman çığlık yükselir,
kara asfaltlarınızın üzerinden —
topal.
Ne gam!
Tabii ya,
Sadece size çalışır
tüm boyun eğenler!
Merhemler icat etmeli,
değil bir tek sağ yanıma,
Aslı asil olan sol yanıma da.
Kahkahanı kavuştur bana hadi.
Zaten avuç içlerimde,
Zaten değil misin ki düşlerimde?
Hadi uyan bana yeniden.
Uyandıkça körelelim birlikte,
Aslı asil olan gerçeğe.
(20. 01. 2017)
Kayıt Tarihi : 29.7.2025 17:06:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Müthiş bir özlem buldum di,elerde.
evet... Kendi'ne olan özlemler bizi ayakta tutuyor.
TÜM YORUMLAR (2)