öldüğümde en çok annemi özlerim
sımsıcak tenini, hünerli ellerini özlerim
oğlum demesini, canı gibi sevmesini özlerim
bakkala yollayıp iki ekmek al demesini özlerim
sevincini, güler yüzünü, cansuyu sözlerini özlerim.
gözlerinin bebeklerini içimde büyütüyorum. rengarenk saf ve arı
benim sevgim senin ellerinde saklı.
korkuyorum
düşünmeden de edemiyorum.
benim dilim sana yasaklı.
sana bakmak sevmenin en güzel halidir
ellerin ve dilin aşkın en güzel halidir
imkansızı denemektir seni sevmek
upuzun uçsuz bucaksız yolları yürümek demektir
güneş doğar
yürürüm sevda sokağında
usanmadan, çekinmeden
iç çekmeden, bilinmeden
yürürüm
bir cam gibi benim yüreğim
çabuk kırılır
dikiş tutmaz
bulut kadar hafiftir
benim yüreğim
içinde sen olunca ağırlaşır
ölmelisin, sen de artık
senin de sayfan yırtık
tanrı senin de günahlarını tartacak
yer ve gök birbirine karışacak
sanma ki iyiliklerin seni saracak
günahların bir ip gibi bedeninde dolaşacak
mutsuz günlerin güler yüzüdür yüzün
geleceğe iyi temennidir her sözün
konuşacaksın, bitecek bu hüzün
dokunacaksın kalbime.
güleceğim, her gün.
baba
ben büyüdüm
ve ben de bu dünyanın insanıyım
insanların etten değil
sudan olduğunu anladım
meğerse
halk geleceğini demokrasi ile öldürecek
bu seçim oligart ve teokrat arasında
bu bir seçim değil savaş aslında
ikisi de birbirleriyle adaş aslında
kazanan olmayacak




-
Masumiyet Karinesi
-
Masumiyet Karinesi
-
Masumiyet Karinesi
Tüm YorumlarMutsuz kente mutlu yağmurlar yağıyordu,
Aylardan bir deli zemheri,
Canım yanarken gözler gördüm sanki yangın yeri. Elveda bedenden bedene yollandığım günlere,
Elveda beline sarıldığım güzellere,
Elveda memur çocukları gibi zor terk ettiğim kentlere. Gittim ben sonsuzluğa, sor ...
sayfalarda tek noktadır benim varlığım
sondan gelirim bu yüzden dargınlığım
kalemin rüzgarından korkmam
ben alışığım karalanmaya
gül ateşte yanar mı?
can savaşta kanar mı?
sözlerin bedeni acıtır
büyük hasarın küçük izi kalır
bakışların aklımda bir kargaşa
içimdeki benimle saç başa
dinlemem
faydasız bana her telkin
biliyorum
soluyor tenin