Hilalin Fısıltısı Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
302

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Hilalin Fısıltısı

gece usulca iner minarelerin gölgesine,
bir serinlik yayılır sokaklara, eski bir dua gibi.
gökyüzü, sabrın ve affın rengini kuşanır,
kalpler, uzun zamandır beklenen bir misafir gibi açılır.

ay doğar, ince, narin, utangaç bir hilal,
sanki semanın alnına çizilmiş bir hatıra.
onun ışığında anneler sofralar kurar,
ekmek kokusu, çocuk kahkahasına karışır.

sahur vakti, sessizliğin en derin yerinde,
bir kaşık çorba, bir yudum su bile nimet olur.
uykulu gözlerde bile bir huzur saklıdır,
çünkü sabır, o sofrada ekmek gibi bölüşülür.

minarelerden yükselen ezan,
şehrin kalbine dokunan bir melodi gibidir.
her nota, bir kapıyı açar içimizde,
unuttuğumuz bir iyiliği hatırlatır.

gün uzundur bazen, susuzluk dudaklarda çatlak,
güneş, sabrın aynasında parıldayan bir sınav olur.
ama kalp bilir, her suskunluk bir zikirdir,
her bekleyiş, bir rahmet kapısının eşiğidir.

sokak köşelerinde dağıtılan hurmalar,
tanımadığın birinin gülümsemesiyle tatlanır.
bir lokma ekmek, ikiye bölünür,
ve paylaşınca çoğalan bereket anlatılır.

iftar vakti, top sesini bekleyen çocuklar,
gözlerini gökyüzüne diker umutla.
bir ezanla birlikte açılan sofralar,
sanki cennetten düşen bir şükür gibidir.

su, dudaklara değdiğinde,
sadece susuzluk değil, kalp de ferahlar.
bir hurma, yılların yorgunluğunu siler,
bir dua, gökyüzünde yıldız gibi yanar.

teravih geceleri, sokaklar ışıkla dolu,
ayakkabılar kapı önlerinde dizili.
camilerin içinde bir huzur nehri akar,
her secde, kalbi biraz daha arındırır.

imamın sesi yankılanır kubbelerde,
ayetler, bir anne ninnisi gibi iner gönüllere.
her kelime, bir yara üzerine merhem,
her duruş, bir yolcunun dinlenme anı.

çocuklar cami avlusunda koşar,
ellerinde pamuk şeker, gözlerinde sevinç.
ramazan, sadece oruç değil,
bir çocukluk hatırası gibi saklanır kalpte.

geceler uzar, dualar çoğalır,
yıldızlar sanki daha parlak bu ayda.
her kandil, karanlığa küçük bir umut,
her kalp, affedilmeyi bekleyen bir mektup.

bir fakirin kapısı çalınır sessizce,
bir torba un bırakılır eşiğine.
kimse görmez, kimse bilmez,
ama gökyüzü, o iyiliği yıldızlara yazar.

ramazan, bir ayna gibidir aslında,
insana kendini gösteren bir ışık.
sabırla bakarsan o aynaya,
kalbin gerçek yüzünü görürsün.

son günler yaklaşırken,
bir hüzün dolaşır iftar sofralarında.
sanki misafir, bavulunu toplamış,
vedaya hazırlanan bir dost gibi.

bayram sabahının kokusu gelir uzaktan,
yeni elbiseler, şeker ve çocuk sevinci.
ama herkesin içinde aynı dua.
keşke biraz daha kalsaydın, ey bereket ayı.

ramazan gider, ama izini bırakır,
bir sabır, bir merhamet, bir şükür gibi.
kalpte açılan o ışık,
yıl boyunca sönmesin diye emanet edilir.

ve her yıl yeniden doğan o hilal,
gökyüzünde aynı sözü fısıldar.
temiz bir kalple bekle beni,
ben yine geleceğim, affın ayı olarak.

işte ramazan,
bir ay değil sadece,
bir yolculuk, bir arınma, bir hatırlayış,
insanın kalbine döndüğü kutsal bir zaman.

Mustafa Alp
18/03/2025 03.00

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 18.2.2026 01:15:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!