Ellerimde bir kara kışın çatlakları
Sarnıçlar dolusu titreyen baharı bekleyen
Bir kuşun kanatlarındaki mahzen gibi
Ve bir cenin sığmazken ana vatanına
Sen nasıl sığdırırsın ölümün resmine beni?
Öbekler sırtlamış rüyalarında
Ehli bir dokunuşa teslim etmişsin ruhunu
Her çiçek bir kirya olgusunda zehirler
Önce gülüşümü öper öyle girer kanıma
Gülün en zehirli tarafını öpmüşsün
Bir meczup öldürür ruhunda seni.
Masumiyet bir zulmün esirken gözlerinde
Kalıplar kırılır bir zümrenin içinde
Ebabil gövdesinde bir yaranın izini taşır
Onursuz bir avcının kirlenmiş elleride
Sen yaşamaktan bahsedersin
Sen bir tutsak köleye
Yuvasın'da bir yavruyu anasız bırakıp
Zehirli bir ok gibi vurup süslü cümlelerle
O kirli bedenimi yuma suyla azizim
Bir çömlekte arınmak kudretli kılmaz beni
Bulutların gözlerine çiğ düşer toprak utanır
Masum bir gövdede zulmün ayak izleri
Bir buzağı hicr ile yürüdü ikbaline
Nefsin kapısı açılır el pençe olur sine
Sen nasıl dilersin bir arafta olmayı
Hüdanın kollarında iki asır Mislina
Sekiz Özlem yurdunda bir Kıtmir olamadım.
O ateşin içine su taşırken karınca
Yedi kapılı bir handa uyudun senelerce
Uyudum Yakup'un o yaşlı gözlerinde
Ruhuna bir serenadın resmini çizer
Yüreği üşümüş yaşlı bir ulak gibi
Sen odalarını süsleme körpe yavrunun
O gözlerinde sonsuz cennetler ister.
Bir veliyi deli diye gömdüğün odalarda
Ruhuna giydirdiğin kara bir kisve gibi
Hariciler gibi inkarın adısa yanmak
Kor alevlerde yanmaz ilahi bir kudret gibi
Gölgeler üstünü eşsiz bir akıl ile
Olanca özlem'in adıdır cefa çekmek
Bir zırh gibi taşır gövdesinde hakikati
Ebrehe gibi yenilip garip bir Ebabil'e
Ulu bir çınarın gölgesinde uyurken
Rüyalarını süsler bir arzuhal meleği
Yazılanı tersinden okur melanet bir şey
İnkar kıl der ruhuna nasipsiz besmeleyi
Edep bilmeyen dil cehalet yorar ilmi
Sesiz bir uğultunun dilleri esir gibi
Heybeler ağır gelir bir yolcunun sırtına
Bir yolcuki yükselir o eşsiz Miracına
Esaret et dilimi sensiz canım bir çukurda
Munacat kıl her yolum kapansın o uğurda
Bir burağın üstünde o sonsuz hükümdarlık
Diz çöktü ağlayarak gözü yaşlı bir Kusva da
Keser hücrelerimi o yaman tebereler
Ruhunda bir zulmün kanlı izleri gibi
Kisra'nın gözlerine mil çeken o Hüda
Nice köşkler içinde vakursuz harabeler
Ebedi bir dokunuş o nazarın içinde
Deryalar dile gelir göklerde o âmâde
Çökecek ufuklara o son mübrem belkide
Kıyamet İsrafil'in o sonsuz nefesinde.
Nutuk çekme ruhuma kapansın o perdeler
Ne arzuhal isterim nede boş hurafeler
Rahminde öldür beni günahın ben olayım
Kirlenmiş bedenimde ar bulmasın kabirler
օɾհɑղ Տɑʍíհ ցüӀӀüƘ﹏✍✍✍
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 04:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!