Biz Kudüs'te şeytan taşladık
Mescid-i Aksa'da hatim başladık
bastığımız her karış toprak Kabe'ydi
Medeniyet heyulası boş bir harabeydi
Bizi Sivastopol'da çarmıha gerdiler
Çanakkale'de çeliğe su verdiler
Sarıkamış'ta utançla donduk
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Şeytan Kudüs'te değil Mekke'nin Mina mevkisinde taşlanır.
Mescid-i aksa dediğiniz mescid'in Kur'anda bahsi geçen, bir gecede yürüyerek gidilip dönülen uzak mescid ile bir alakası yoktur. Kudüs'teki o mescidlerden her ikisi de Resulullahtan yarım asır sonra Emevi emirleri tarafından yaptırılmıştır. Resulullah-s.a.v-'in sağlığında orada bir mescid yoktur ve o mevki bir çöplüktü. İsra suresinin 1. ayetinde geçen o mescid, Mekke'ye yürüyüş mesafesiye 4 saatlik bir mesafede bulunan Cirane nam mevkidir.
Dini mevzularda her şeyin doğrusu Kur'anda iken, uydurma rivayetlere iltifat edip onlarla amel etmeye kalkarsak, bu dünyada ehl-i ilme ve ehl-i tarihe rezil olurken, ahirette Allah'ın gazabına ve azabına istihkak kesbederiz kardeşim. Lütfen dikkat!
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta